Arama Sonuçları
Boş arama ile 34 sonuç bulundu
- EMS (Elektriksel Kas Uyarımı) Amasya | Furkan Büyükbayraktar
Elektriksel kas uyarımı anlamına gelen EMS, belirli kasları ve sinirleri harekete geçirmek için kaslara elektriksel uyarılar göndermeyi amaçlayan bir yöntemdir. EMS yöntemi sayesinde kan akışı teşvik edilir ve kaslar elektriksel olarak uyarılır. Bu uyarılar kaslara gönderilir ve aslında kasların güçlendirilmesi amaçlanır. Amasya EMS (Elektriksel Kas Uyarımı) Elektriksel kas uyarımı anlamına gelen EMS, belirli kasları ve sinirleri harekete geçirmek için kaslara elektriksel uyarılar göndermeyi amaçlayan bir yöntemdir. EMS yöntemi sayesinde kan akışı teşvik edilir ve kaslar elektriksel olarak uyarılır. Bu uyarılar kaslara gönderilir ve aslında kasların güçlendirilmesi amaçlanır. Bununla birlikte EMS sayesinde kas gelişimi teşvik edilir, metabolizma hızlanır ve genel vücut sağlığına katkıda bulunulmuş olur. Ayrıca EMS yöntemi ile bölgesel zayıflama da sağlanabilir. EMS Nasıl Çalışır? EMS, elektriksel uyarımda, nöronal mesajların hareketini simüle etmek için elektrik darbeleri kullanılır. Bu ılımlı elektrik akımları kasları veya sinirleri hedef alır. Kas iyileşmesi için elektriksel uyarım tedavisi, hedeflenen kasların onlara sinyaller göndererek kasılmasına neden olur. Kan akışı, tekrarlayan kas kasılmaları sonucunda iyileşir ve bu da özellikle yaralı kasların yenilenmesine yardımcı olur. Bu kaslar sık sık germe ve gevşeme döngüleri sonucunda güç kazanır. . EMS sitemi ile zayıflama, uygun bir diyetin de eklenmesi ile sağlıklı bir vücut için tercih edilen bir yöntemdir. Araştırmalar, EMS eğitiminin vücut kompozisyonunu iyileştirdiğini ve aynı zamanda gerilimi azalttığını açıkça gösteriyor. Ayrıca, üretilen akımlar insan beyni tarafından kendiliğinden üretilenlerle aynı frekansa sahip olduğundan, tamamen güvenli bir prosedürdür. Eklemleri zorlamadığı için bu tür egzersizler hem sporcular hem de fiziksel olarak aktif olmayanlar tarafından kullanılabilir. EMS sistemi, her yaştan ve zindelik seviyesinden insan için güvenli ve etkilidir. Eklemlerinize karşı naziktir bu açıdan hassas olunması gereken kişilerde de kullanılabilir. Sürdürülebilir Sağlık, Daha Az Stres, Sonuç DAHA HIZLI FARK EMS zayıflama konusunda destekleyici bir rol oynar. Ancak, tek başına bir çözüm değildir. Düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenme ile kombinlendiğinde, kilo kaybı sürecine katkı sağlar. EMS, kasları çalıştırarak metabolizmayı hızlandırır ve yağ yakımını destekler. Bu, kilo verme sürecinin daha verimli ve etkili olmasını sağlar. SONUÇ EMS öncesi sonrası sonuçları kişiden kişiye değişir. Genellikle, düzenli kullanım ile birkaç hafta içinde kas tonusunda ve gücünde belirgin iyileşmeler gözlemlenir. Ancak, optimum sonuçlar için birkaç aylık düzenli uygulamalar önerilir. Kişinin genel sağlık durumu, beslenme alışkanlıkları ve egzersiz rutini, EMS’nin etkisini gösterme süresini etkileyebilir. Yan Etkisi Var Mıdır? EMS, uzun yıllar boyunca sağlık sektörünün fizik tedavi alanında kullanılmış ve hala da kullanılmaya devam eden bir sistemdir. Motor sinirlerin uyarılması neticesinde kas kasılmalarının arttığı bu sistemle kanıtlanmış ve sağlık sektöründe etkin bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Kullanılan bu EMS sistemi, ayarlanabilir ve ölçümlenebilir akımlar sayesinde kişiye uygun olarak verilmektedir. Ancak kalp rahatsızlığı yaşayan kişilerin doktor raporu ile EMS antrenmanına başlaması gerekmektedir. Bu sayfada verilen her türlü bilgi sadece aydınlatma amaçlıdır. Söz konusu bilgiler kişileri enforme etmek amaçlı olup, sağlık hizmeti değildir. Aktardığımız bilgiler, tavsiye niteliğinde olup, reçete ya da tedavi yöntemlerinizi değiştirmeye yönelik protokoller değildir. Tanı ve tedavi mutlaka bir doktor tarafından yapılması gereken son derece ciddi bir işlemdir. Her türlü hastalık ve tedavi gerektiren sorunlarınız için lütfen doktorunuza danışınız. EMS ile İlgili Önceden Bilmeniz Gerekenler: Daha önce de belirtmiş olduğumuz gibi EMS sistemi yağ yakılmasında son derece etkili ve hızlı bir yöntem olarak bilinmektedir. Atp Depolarını hızlı boşaltarak yağ yakım sürecini etkili bir şekilde hızlandırmaktadır. Vücutta kritik öneme sahip olan tüm kas gruplarına doğrudan etki etme özelliği bulunmaktadır. Bu özelliği sayesinde duruş bozukluğu bulunan kişilerde tedavi amaçlı olarak kullanılabilmektedir. Düzenli bir şekilde ve doğru yöntemler izlenerek kullanıldığı takdirde duruş bozukluğunu ortadan kaldırmaya yardımcı olduğunu söylemek mümkündür. EMS, ana kas gruplarına doğrudan etki ederek kas yapılmasına yardımcı olur. EMS, kas ağrılarını hafifletir ve kasların rahatlamasına yardımcı olur. EMS, kasların daha rahat çalışmasını ve kas ağrılarının azalmasını sağlar. Bu, özellikle yoğun egzersiz sonrasında kaslarda oluşan ağrıları hafifletmek için faydalıdır. Selülit günümüzde özellikle de kadınların sıkça şikayetçi olduğu bir durum olarak öne çıkmaktadır. EMS sistemi sayesinde selülitlerin ortadan kaldırılması ve buna bağlı olarak oluşan estetik kaygıların giderilmesi mümkündür. Bu nedenle birçok kişi bölgesel olarak EMS sistemini kullanmaktadır. EMS cihazı, kasların çalışmasını teşvik ederek kan dolaşımını artırır. Bu, dokulara daha fazla oksijen ve besin maddesi taşınmasını sağlar, bu da kasların iyileşmesine ve toparlanmasına yardımcı olur. Ücretsiz Ön Görüşme Muayene İletişime Geç Sistem hakkında daha fazla bilgi alabilir ve ücretsiz ön görüşme talep edebilirsin. Bunun için aşağıdaki bağlantıdan randevu almanız yeterlidir. İletişime Geç
- İnsülin Direnci Testi | Furkan Büyükbayraktar
İnsülin direnci, kas, yağ ve karaciğer gibi hedef dokuların insülin hormonuna karşı duyarlılığını kaybetmesiyle ortaya çıkan metabolik bir bozukluktur İnsülin Direnci Nedir? İnsülin Direnci (HOMA-IR) Nasıl Hesaplanır? İnsülin direnci, kas, yağ ve karaciğer gibi hedef dokuların insülin hormonuna karşı duyarlılığını kaybetmesiyle ortaya çıkan metabolik bir bozukluktur. Bu dokular, insüline gerektiği şekilde yanıt veremez hale geldiğinde, glukoz (kan şekeri) hücreler tarafından yeterince alınamaz ve bu da kanda glukoz seviyelerinin yükselmesine yol açar. Bu patolojik durum, yani insülin direnci, genellikle yüksek miktarda karbonhidrat içeren ve uzun vadede beslenme alışkanlığına dönüşen besinlerin aşırı tüketimiyle ilişkilidir. Özellikle şekerli yiyecekler, beyaz unla yapılmış hamur işleri, ekmek, makarna ve pirinç gibi besinler risk faktörüdür. Normal şartlarda insülin, kandaki glukoz düzeylerini düzenleyen hayati bir hormondur. Ancak insülin direnci geliştiğinde, hücreler insüline yanıt veremez ve glukoz hücre içine giremeyerek kanda birikmeye başlar. Bu durum yalnızca kan şekeri dengesini bozmakla kalmaz, aynı zamanda zaman içinde tip 2 diyabetin gelişimine zemin hazırlar. Ayrıca karaciğerde yağlanmaya neden olabilir ve kalp ile beyin gibi yaşamsal organlar üzerinde ciddi etkiler yaratarak kalp krizi ve felç gibi hayati riskler doğurabilir. İnsülin Direnci (HOMA-IR) Testi Nedir? İnsülin direnci, vücudun salgıladığı insüline yeterince yanıt verememesi durumudur ve genellikle belirti vermeden ilerler. Bu durumu erken dönemde saptamak için en sık kullanılan yöntemlerden biri HOMA-IR testidir. HOMA-IR (Homeostatik Model Değerlendirmesi), kişinin açlık kan şekeri ve açlık insülin düzeylerinden yola çıkılarak hesaplanan bir değerdir. Bu test sayesinde pankreasın ne kadar insülin üretmek zorunda kaldığı ve hücrelerin bu insüline ne kadar yanıt verebildiği değerlendirilir. Yani, vücudun kan şekerini dengelemek için ne kadar “fazla çaba” harcadığını gösterir. Testin yapılabilmesi için kişinin en az 8 saatlik açlık sonrası kan örneği vermesi gerekir. Açlık kan şekeri (mg/dL) ve açlık insülin (µU/mL) değerleri ölçüldükten sonra, aşağıdaki formül kullanılarak HOMA-IR değeri hesaplanır: HOMA-IR = (Açlık insülin × Açlık glukoz) / 405 Bu formülün sonucunda elde edilen sayı, vücutta insülin direnci olup olmadığını gösterir. Değer ne kadar yüksekse, hücrelerin insüline olan direnci o kadar fazladır. HOMA-IR Değeri Kaç Olmalı? Genel kabul gören değerlere göre: HOMA-IR < 2.5 → Normal HOMA-IR ≥ 2.5 → İnsülin direnci varlığı açısından şüpheli HOMA-IR > 3.0 → İnsülin direnci yüksek olasılıkla mevcut Ancak bu değerler kişisel değişkenlere göre yorumlanmalıdır. Yaş, cinsiyet, vücut kitle indeksi (BMI), hormonal durumlar ve diğer sağlık parametreleri, HOMA-IR düzeyini etkileyebilir. Bu nedenle yalnızca sayısal sonuca değil, genel sağlık durumuna bakarak değerlendirme yapılmalıdır. Neden Önemlidir? Yüksek HOMA-IR değeri, yalnızca insülin direncini değil; tip 2 diyabet, metabolik sendrom, karaciğer yağlanması, polikistik over sendromu (PCOS) gibi hastalıklar açısından da erken uyarı niteliğindedir. Bu nedenle HOMA-IR testi, koruyucu sağlık yaklaşımı içinde çok önemli bir yere sahiptir. HOMA-IR Yüksekse Ne Yapılmalı? Eğer HOMA-IR değeriniz yüksek çıkarsa, bu durumu düzeltmek için atılacak adımların başında yaşam tarzı değişiklikleri gelir: Beslenme düzeninin gözden geçirilmesi (şeker ve rafine karbonhidratlardan uzak durulması) Düzenli fiziksel aktivite (haftada en az 150 dakika yürüyüş veya egzersiz) Stres yönetimi ve kaliteli uyku Gerekirse tıbbi destek ve uzman yönlendirmesi Erken fark edilen insülin direnci, bu tür önlemlerle kontrol altına alınabilir ve ileride oluşabilecek daha ciddi sağlık sorunları önlenebilir. İnsülin Direncinin Belirtileri Nelerdir? İnsülin direnci, çoğu zaman sinsice ilerleyen bir sağlık sorunudur. Erken evrelerinde genellikle belirgin semptomlar göstermez, bu nedenle pek çok kişi farkında olmadan uzun süre bu durumla yaşayabilir. Belirtiler ortaya çıksa bile, çoğu zaman başka hastalıklarla karıştırılabilir. En sık karşılaşılan belirtiler şunlardır: Karın çevresinde yağlanma: Göbek bölgesinde inatçı yağ birikimi, insülin direncinin en yaygın fiziksel göstergelerindendir. Yemek sonrası aşırı yorgunluk ve uyku hali: Özellikle karbonhidrat ağırlıklı öğünlerden sonra gelen halsizlik hissi, glukozun hücrelere yeterince girememesinden kaynaklanabilir. Sık acıkma ve tatlı isteği: Kan şekeri seviyelerindeki ani düşüşler, kısa sürede yeniden yeme ihtiyacı doğurabilir. Kilo vermede güçlük: Sağlıklı beslenme ve egzersize rağmen kilo verememek, insülinin yağ yakımını zorlaştırmasından kaynaklanabilir. Ciltte koyulaşma: Boyun, koltuk altı veya kasık gibi bölgelerde ortaya çıkan koyu renkli, kadifemsi lekeler (akantozis nigrikans), yüksek insülin düzeylerinin cilt üzerindeki etkisi olabilir. Konsantrasyon eksikliği: Halk arasında “beyin sisi” olarak bilinen odaklanma zorluğu da yaygın bir şikâyettir. Adet düzensizlikleri: Kadınlarda hormon dengesizliğine bağlı olarak adet döngüsünde bozulmalar görülebilir. Enerji düşüklüğü ve gün boyu yorgunluk hissi Yüksek tansiyon Kan tahlillerinde açlık glukozu ve insülin seviyelerinde yükseklik İleri evrelerde, bu tabloya sık idrara çıkma, aşırı susama ve gece uyanmaları gibi klasik diyabet belirtileri de eklenebilir. İnsülin direncinin belirtileri çoğu zaman başka sağlık sorunlarının semptomlarıyla benzerlik gösterdiğinden, yalnızca gözlemlerle tanı koymak mümkün değildir. Bu nedenle, özellikle risk grubundaki bireyler için düzenli kan testleri (örneğin açlık glukozu, açlık insülin seviyesi ve HOMA-IR hesaplaması) büyük önem taşır. İnsülin Direnci Neden Gelişir? İnsülin direncinin gelişmesinde birçok faktör etkili olabilir. Genetik yatkınlık önemli bir temel oluştururken, modern yaşamın getirdiği sağlıksız alışkanlıklar bu süreci hızlandırabilir. Başlıca nedenler şunlardır: Genetik faktörler: Ailede diyabet ya da insülin direnci öyküsü olan bireylerde risk daha yüksektir. Karın bölgesinde yağ birikimi: Viseral yağ dokusu, hücrelerin insüline karşı duyarlılığını azaltır. Fiziksel hareketsizlik: Düzenli egzersiz eksikliği, insülinin hücrelere etkili şekilde ulaşmasını zorlaştırır. Rafine karbonhidrat ve şeker ağırlıklı beslenme: Beyaz un, şekerli yiyecekler ve işlenmiş gıdaların aşırı tüketimi kan şekerinde ani yükselmelere yol açar. Kronik stres: Sürekli yüksek kortizol seviyesi, insülin dengesini olumsuz etkiler. Yetersiz uyku: Uyku düzenindeki bozulmalar hormonal dengeyi altüst eder. Yaşın ilerlemesi: İleri yaş, metabolizmanın yavaşlamasıyla birlikte insülin hassasiyetinde azalma riskini artırır. Kronik inflamasyon: Düşük dereceli iltihabi süreçler hücrelerin insüline karşı direncini artırabilir. Hormonal bozukluklar: Özellikle Polikistik Over Sendromu (PCOS) gibi durumlar insülin direnciyle doğrudan ilişkilidir. Alkol ve sigara kullanımı D vitamini eksikliği İnsülin direnci, önlem alınmadığında tip 2 diyabet, karaciğer yağlanması, kalp hastalıkları ve hormonal dengesizlikler gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle risk faktörlerinin farkında olmak ve yaşam tarzını buna göre düzenlemek hayati önem taşır. İnsülin Direnci Olan Biri Ne Yapmalı? İnsülin direnci, yaşam tarzı değişiklikleriyle kontrol altına alınabilir. İşte yapmanız gerekenler: Sağlıklı Beslenme: Düşük glisemik indeksli gıdalar (tam tahıllar, sebzeler) tercih edin. Şekerli ve rafine karbonhidratlardan kaçının. Sağlıklı yağlar (zeytinyağı, avokado) ve protein kaynaklarına yönelin. Düzenli Egzersiz: Haftada en az 150 dakika aerobik egzersiz yapın. Kas güçlendirme egzersizleri de yaparak insülin duyarlılığını artırın. Stresi Azaltın: Meditasyon, yoga gibi rahatlatıcı aktivitelerle stresi yönetin. Uyku Düzenine Dikkat Edin: Her gece 7-8 saat kaliteli uyku almaya özen gösterin. Kilo Kontrolü: Özellikle karın bölgesindeki yağları azaltmaya çalışın. Düzenli Kontroller: HOMA-IR ve kan şekeri testleriyle insülin direncini takip edin. Sigara ve Alkolü Azaltın: Sigara içmeyin ve alkol tüketimini sınırlayın. Sonuç İnsülin direnci, yaşam tarzı değişiklikleriyle yönetilebilir ve ilerlemesi engellenebilir. Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, stres yönetimi ve uyku düzenine dikkat edilerek bu durumun etkileri azaltılabilir. Ayrıca, düzenli sağlık kontrolleri ile insülin direncinin seviyesi takip edilmeli ve gerektiğinde uzman desteği alınmalıdır. Sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemek, insülin direncini yönetmenin anahtarıdır.
- Hastalıklarda Beslenme| Diyetisyen Furkan Büyükbayraktar - Amasya
Pek çok çalışma, sağlıklı beslenmenin yaşam beklentisi, yaşam kalitesi, hastalıkların önlenmesi ve tedavisinde çok önemli bir rol oynadığını kanıtlamıştır. Kurumsal Beslenme Danışmanlığı Programı, geleceğin en önemli yatırımlarından biridir. Kurumsal Beslenme Danışmanlığı'nda şirket yöneticilerinin Hastalıkların yaygınlaşmasının önlenmesi ve tedavisinde doğru şekilde beslenmenin önemi her geçen gün artmaktadır. Hastalıklardaki başarıyı sağlayan faktörlerin başında doğru teşhis ve doğru beslenme tedavisi gelmekte ve yaşam boyu sürmektedir. Mevcut hastalıkların birçoğunun temelinde ne yazık ki beslenme bozukluğu yatmaktadır. Hastalıklar vücudumuzda birçok nedene bağlı ortaya çıkabilir. Temelde sağlıksız beslenme olduğunda hastalığın olumsuz etkileri vücutta çok daha hızlı ilerler. Bu yüzden her hastalıkta sağlıklı beslenmek oldukça önemlidir. Bireylerde ağırlık yönetimi, yeme bozuklukları, kardiyovasküler hastalıklar, hipertansiyon, diyabet, kanser, gastrointestinal sistem hastalıkları, böbrek hastalıkları, nörolojik hastalıklar hastalıklarda, hastalığa uygun beslenme tarzı bir tedavi şeklidir, kaçınılmazdır. HASTALIKLARDA BESLENME Hastalıklara Göre Beslenmenin Önemi Yaşam kalitesini düşüren beslenme sorunlarının en aza indirilmesi veya tamamen çözümlenmesi , kötü beslenmeye bağlı olarak gelişebilecek kronik hastalıkların önlenmesine yönelik yaşam biçiminin iyileştirilmesi, çevre koşullarının düzeltilmesi ve geliştirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Doğru beslenme, metabolik hastalıklardan korunmanın ve sağlıklı yaşamın ön koşullarından biridir. Yapılan araştırmalarda, fiziksel aktivite artışı ve beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi ile Tip 2 diyabetin % 30-50 oranlarında önlenebileceği kanıtlanmıştır. Ayrıca, dislipidemi ve hipertansiyondan primer ve sekonder korunmada medikal beslenme tedavisi vazgeçilmez bir unsurdur. Beslenme bilimindeki son gelişmeler; diyetin, sadece optimal sağlığın oluşumu ve gelişiminde değil, dengesiz beslenmeye bağlı şişmanlık ve diyete bağlı kardiyovasküler hastalıklar, kanser, tip 2 diyabet, osteoporoz gibi kronik hastalık riskini azaltmada da potansiyel bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Günümüzde diyete bağlı kronik hastalıkların; ölümlerin %60’ında, hastalıkların % 46’ sında temel neden olduğu belirtilmekte ve 2020 yılında gelişmekte olan ülkelerde görülen toplam ölümlerin %71’inin iskemik kalp hastalıkları, %75’inin inme, %70’inin diyabet nedeniyle olacağı öngörülmektedir . Hastalıklara Göre Beslenmenin Önemi Herhangi bir nedenle herhangi bir hastalık ortaya çıkarsa, iştahı doğrudan etkiler. Genelde kişi iştahını kaybeder ve yemek yemekten kaçınır. Bu sağlık açısından yanlış bir davranıştır. Özellikle hastalık dönemlerinde vücudun bağışıklık sistemini güçlendirecek şekilde yemek yemek çok önemlidir. Vitamin ve mineral takviyesi yapmak, bağırsakları zorlayan gıdalardan kaçınmak hastalık sırasında veya sonrasında konforu artırır Ayrıca hastalığın iyileşme süresini de kısaltır. Her hastalığın kendine özgü bir beslenme düzeni bulunur. Hastalığın türüne ve etkisinin derecesine bağlı olarak yeme alışkanlıklarını değiştirmek, olumlu bir yaklaşım olacaktır. Tüm tedavi süresi boyunca hasta kişi vücudunu desteklemelidir. Ancak bu şekilde rahat ve kısa bir iyileşme sürecine sahip olabilir. Sağlıklı beslenme alışkanlıklarını sadece hastalık döneminde oluşturmak yanlıştır. Hastalık ortaya çıkmadan sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinirseniz, hastalığı önleyebilirsiniz. Kısacası sağlıklı beslenme, düzenli beslenme ve kaliteli beslenmeye yaşam boyu ihtiyaç duyulmaktadır. Ayrıntılı bilgi almak ister misiniz? Hastalığınıza özel beslenme programıyla yaşam kalitenizi arttırın, hayatınızın seyrini değiştirin. Detaylı bilgi almak için; İletişime Geç
- Online Diyet | Amasya | Diyetisyen Furkan Büyükbayraktar
Kişiye özel online diyet programlarımıza katılarak siz de sağlıklı bir şekilde ideal kilonuza kavuşabilirsiniz. Online Diyet Online diyette, aynı şehirde hatta aynı ülkede olmamıza bile gerek olmadan tanışıyor buluşuyor olmak, sağlıklı yaşamayı ve sürdürülebilir beslenmeyi planlamak mümkün. İhtiyaçlarınıza Yönelik Beslenme Program Yaşam tarzınız, hastalıklarınız, kan tahlili vb. değerlere göre yazılacak diyet programı Kontroller ve Motivasyon Desteği Değişen kontrol sıklığı, takip ve motivasyon desteği Sonuçları Değerlendirelim Sonuçları değerlendirelim ve keyfini yaşayalım. Hemen Başla Online Diyet Sistemi Modern yaşamın yoğun temposunda kendinize ve sağlığınıza vakit ayırmakta zorlanıyor musunuz? İş hayatının koşturmacası arasında diyetisyen randevularına gitmek imkansız görünse de, çözüm artık çok daha pratik. Zaman ve mekan sınırlarını kaldıran Online Diyet sistemi ile sağlığınızı ertelemek zorunda değilsiniz. İhtiyacın olan ister pratik ve besleyici tarifler, ister bir sağlık sorunu için uzman desteği olsun; sana özel planlamalarla hedeflerine ulaşman için buradayım. Online Diyette Neler Var ? Online diyet seansları sayesinde mekan sınırlaması tamamen ortadan kalkar. Trafik stresi yaşamadan veya evden çıkma zahmetine girmeden, evinizin konforunda ve kendi koltuğunuzun rahatlığında diyetisyeninizle görüşebilir; süreci konfor alanınızdan hiç çıkmadan keyifle yönetebilirsiniz. Süreç boyunca iletişimimiz asla kopmaz; dilediğiniz an ulaşarak aklınıza takılan en ufak soruyu bile danışabilirsiniz. İster bir davette olun ister market alışverişinde, karşılaştığınız zorluklarda anlık destek alarak süreci hata yapma korkusu olmadan, güvenle ve keyifle sürdürebilirsiniz. İster ofisinizde, ister evinizde, isterseniz de tatilde olun; profesyonel desteğe erişiminiz asla kesilmez. Konumunuzdan bağımsız olarak, dilediğiniz her noktada diyetisyen desteğini yanınızda hissedersiniz. Sizin için kurgulanan bu listeler, günlük rutininize ve imkanlarınıza tam uyum sağlar. Karmaşık ve uygulanması zor tarifler yerine, pratik ve erişilebilir çözümlerle sürecinizi kolaylıkla yönetir, diyeti bir yük olmaktan çıkarırsınız. Trafik yoğunluğu veya ulaşım zorluğu gibi engellerle vakit kaybetmezsiniz. Bu sayede hem enerjinizden hem de zamanınızdan tasarruf eder; artan vaktinizi sosyal çevrenizle ve sizi mutlu eden aktivitelerle değerlendirme özgürlüğüne sahip olursunuz. İlerlemenize engel olan alışkanlıkları tespit ederek, bunları sürdürülebilir doğrularla değiştiriyoruz. Size en uygun beslenme planını oluşturarak, hayalinizdeki o sağlıklı ve zinde hayata birlikte, sağlam adımlarla yürüyoruz. Online Diyette Süreç Nasıl İlerliyor Seni Tanıyalım Birlikte çıkacağımız bu değişim yolculuğunda seni ve alışkanlıklarını en iyi şekilde anlamak istiyorum. Tamamen sana ve yaşam tarzına özel, nokta atışı bir beslenme programı hazırlayabilmem için aşağıdaki formu doldurman harika olur. Sadece 10 dakikanı ayırarak yeni hayatının ilk adımını atabilirsin! Süreci Planlayalım Formun bana ulaştıktan sonra, en geç 48 saat içinde seninle iletişime geçeceğim. Yapacağımız bu görüşmede hem sana özel diyet listeni birlikte oluşturacağız hem de sürecin detaylarını ve yol haritamızı keyifle konuşacağız. Listelerin Hazır Senin tercih ettiğin görüntülü görüşme platformu (WhatsApp, Zoom, FaceTime vb.) üzerinden buluşuyoruz. Görüşmemizin hemen ardından, sana özel hazırladığım diyet listeni ve ihtiyacın olan tüm rehber dokümanları dijital olarak (PDF veya görüntü formatında) sana iletiyorum. Her An Yanındayım Beslenme programınızı uygulama sürecinde karşılaşabileceğiniz her türlü soruda 7/24 WhatsApp desteğimle yanınızdayım. Merak ettiklerinizi sormak veya motivasyonunuzu tazelemek için dilediğiniz an iletişime geçebilirsiniz. Online Beslenme Danışmanlığı İle Size Yardımcı Olabileceğim Alanlar; Hastalıklarda Beslenme Sporcu Beslenmesi Kilo Alma/Verme Aralıklı Oruç Sezgisel Beslenme Ketojenik Diyet Harekete Geç! Haftalık kontrollerimizde, istekleriniz ve hedefleriniz doğrultusunda programınızı birlikte güncelliyoruz. Yasaklar yerine sevdiğiniz besinlerin olduğu, doyurucu ve etkin bir beslenme düzeniyle; hayalinizdeki değişimi gerçeğe dönüştürüyoruz. Online Diyete Başla
- Günlük Su Tüketimi Ne Kadar Olmalı | Furkan Büyükbayraktar
Su, tüm canlıların yaşamını sürdürebilmesi için vazgeçilmez bir kaynaktır. Sağlıklı bir yaşamın temel taşlarından biri olan su, bedenin hem iç hem dış işleyişini destekler. Günlük yeterli su alımı; vücut sıcaklığının dengelenmesi, cilt ve organ sağlığının korunması, sindirim ve boşaltım sistemlerinin düzgün çalışması gibi birçok hayati fonksiyonda kilit rol oynar. Gün boyunca düzenli su içmek, kendinizi hem daha enerjik hem de daha dinç hissetmenizi sağlar. Günlük Su Tüketimi Ne Kadar Olmalı? Su, tüm canlıların yaşamını sürdürebilmesi için vazgeçilmez bir kaynaktır. Sağlıklı bir yaşamın temel taşlarından biri olan su, bedenin hem iç hem dış işleyişini destekler. Günlük yeterli su alımı; vücut sıcaklığının dengelenmesi, cilt ve organ sağlığının korunması, sindirim ve boşaltım sistemlerinin düzgün çalışması gibi birçok hayati fonksiyonda kilit rol oynar. Gün boyunca düzenli su içmek, kendinizi hem daha enerjik hem de daha dinç hissetmenizi sağlar. İnsan vücudu büyük oranda sudan oluşur. Erkek bireylerde bu oran yaklaşık %60, kadınlarda ise ortalama %50 civarındadır. Çocuklarda ise bu oran daha da yüksektir. Gün içerisinde terleme, solunum ve idrarla kaybedilen suyun yerine konması için günlük su tüketimi oldukça önemlidir. Hücrelerden organlara kadar pek çok yapı suya ihtiyaç duyar. Beyin dokusunun yaklaşık %75’i, akciğerlerin ise %80’i sudur. Bu oranlar, suyun sadece bir sıvı değil, vücut sistemlerinin temel taşı olduğunu açıkça gösterir. Günlük Su İhtiyacı Ne Kadardır? Her bireyin günlük su ihtiyacı yaş, cinsiyet, yaşam tarzı ve çevresel koşullar gibi çeşitli faktörlere bağlı olarak değişiklik gösterir. Ancak genel bir çerçeve çizmek gerekirse, sağlıklı bir yetişkinin günlük su ihtiyacı ortalama 2 ila 3 litre arasında değişmektedir. Bu miktarın kişiye özel koşullara göre artabileceğini unutmamak gerekir. Erkeklerin vücut yapısı, kadınlara kıyasla daha fazla suya ihtiyaç duyar. Bu nedenle erkeklerde günlük su tüketimi önerisi yaklaşık 2,5 ila 3,7 litre arasında değişebilirken, kadınlarda bu aralık genellikle 2 ila 2,7 litre arasında olur. Su İhtiyacı Nasıl Hesaplanır? Kişisel su ihtiyacınızı daha net şekilde belirlemek için beden ağırlığınızdan yararlanabilirsiniz. Basit bir formülle günlük su ihtiyacınızı hesaplamak mümkündür: Günlük Su İhtiyacı (litre) = Vücut Ağırlığı (kg) x 0.033 Bu formüle göre 60 kilogram ağırlığındaki bir kişinin günlük su ihtiyacı yaklaşık 2 litre, 75 kilogram olan bir bireyinki ise ortalama 2,5 litre civarındadır. Daha aktif bir yaşam süren, sıcak iklimde yaşayan ya da yoğun egzersiz yapan bireylerde bu miktar artabilir. Yeterli Su Tüketilmezse Ne Olur? Vücudun ihtiyaç duyduğu su miktarı karşılanmadığında bazı olumsuz belirtiler ortaya çıkabilir. Bunlar hem günlük yaşam kalitesini düşürebilir hem de uzun vadede sağlık sorunlarına yol açabilir: Ağızda kuruluk ve susuzluk hissi Baş ağrısı, yorgunluk ve halsizlik Dikkat dağınıklığı, odaklanma güçlüğü Sindirim sisteminde yavaşlama, kabızlık Ciltte kuruma, pullanma ve matlık Bu belirtilerin önüne geçmek ve vücut fonksiyonlarını sağlıklı tutmak için su tüketimine günlük olarak özen göstermek önemlidir. Düzenli Su Tüketiminin Başlıca Faydaları 1. Metabolizma Desteği Sağlar Yeterli su içmek, metabolizmanın sağlıklı çalışmasına katkı sunar. Bu da vücut fonksiyonlarının düzenlenmesine ve yağ yakımının desteklenmesine yardımcı olur. Özellikle kilo vermeyi hedefleyen kişiler için su tüketimi oldukça önemlidir; çünkü tokluk hissini artırabilir ve gereksiz kalori alımını engelleyebilir. 2. Sindirim Sistemine Yardımcı Olur Vücuttaki pek çok sistem gibi sindirim sistemi de suya ihtiyaç duyar. Yeterli su alımı, sindirimi kolaylaştırır ve bağırsak hareketlerini destekleyerek kabızlık gibi sorunların önüne geçebilir. 3. Zihinsel Performansa Katkı Sağlar Beynin büyük bölümü sudan oluştuğu için, düzenli su içmek dikkat, odaklanma ve hafıza gibi bilişsel işlevleri destekler. Su eksikliği, zihinsel yorgunluk ve konsantrasyon eksikliğine yol açabilir. 4. Enerji Seviyesini Artırır Vücut susuz kaldığında kendini halsiz ve yorgun hisseder. Su, hücrelerin oksijen ve besinleri taşımasını kolaylaştırarak daha enerjik bir gün geçirmenize yardımcı olabilir. 5. Böbrek Fonksiyonlarını Destekler Yeterli su tüketimi, böbreklerin toksinleri vücuttan uzaklaştırmasını kolaylaştırır. Bu da böbrek taşı gibi rahatsızlıkların oluşma riskini azaltabilir. 6. Hamilelikte Önemlidir Hamilelik döneminde yeterli su tüketimi hem anne adayının hem de bebeğin sağlığı açısından kritik öneme sahiptir. Su, plasenta dolaşımını destekleyerek bebeğe gerekli besin ve oksijenin taşınmasına yardımcı olur. 7. Cilt ve Saç Sağlığına Katkı Sunar Bol su içmek ciltteki nem dengesini korur, cildin canlı ve parlak görünmesine katkı sağlar. Aynı zamanda saçların daha sağlıklı uzamasına da yardımcı olabilir.
- Anduwell 4 Pro Amasya | Furkan Büyükbayraktar
Amasya Anduwell 4 Pro - Diyetisyen Furkan Büyükbayraktar Amasya ANDUWELL4 PRO Wellness Sistemi ANDUWELL 4 PRO ile doğru zamanda, doğru yere, uygun yöntemle uygulanan titreşimlerle dengeyi yakalayın! Bütünsel etkiler barındıran Anduwell Teknolojisi’ni, iyilik halinin korunmasına ve sürdürülebilir olmasına yönelik bir teknoloji olarak görmek gerekir. Bu bağlamda Anduwell Teknolojisi; vücudun bütüncül olarak rahatlaması, zindelik halinin yükseltilmesi, metabolizmanın, lenfatik sistemin ve mikrosirkülasyonun düzenlenmesi, sinir sisteminin dengelenmesi gibi durumları destekleyicidir. Sonuç olarak Anduwell wellness; cinsiyet, yaş, ırk gözetmeden herkese uygulanabilir ve kelimenin tam anlamıyla yaşamınız boyunca “yol arkadaşınız” olabilir. Anduwell Teknolojisi; bütüncül etkileri destekleyen “anduwell yatağı”, boyun sırt ve ayak tabanı için “derin infraruj”, kişiyi oldukça rahatlatan “eleve pozisyon”, karın bölgesinde incelmeyi destekleyen “anduwell kemeri” ve somatik duyu sisteminde etki mekanizmasıyla bedene bütünsel katkı sağlayan “refleksoloji ünitesi”nin bir araya getirildiği ve kullanıldığı teknoloji harikası bir buluştur. Bu sistem, günümüz insanının en temel sorunlarından biri olan hareketsizliğin de en rasyonel çözümlerinden biri olabilir. TİTREŞİM BİLİMİ Titreşimler; hücresel fizyolojiyi düzenlemek amacıyla enerji alanlarının tekrar dengelenmesiyle birlikte, insan vücudunun daha iyi bir düzeyde işlev görmesi için alan oluşturabilirler. Doğru zamanda, doğru yere, uygun yöntem ile uygulanan titreşim, kişinin durumuna bir terapi gibi destekleyici olmaya başlar. Bu süreçte, frekans uygulamaları kapsamında titreşimler; mekanik, akustik ya da elektromanyetik olarak karşı tarafa aktarılabilir. Titreşim adı verilen mekanik osilasyonlar vücudumuz üzerinde olumlu etkiler bırakabilir. Örneğin; sancılanan bir bebeğin kucakta, ayakta ya da basitçe evde hazırlanan bir salıncak yoluyla sallanması, ilk başvurulan yöntemlerden biri olarak bilinir. Aslında burada yapılan şey mekanik bir titreşimdir ve şifanın ilk örneklerinden biri olarak değerlendirilebilir. Farkında olup olmadığımız daha pek çok mekanik yoldan titreşimin uygulandığı içgüdülerimiz de vardır. Yas tutan kadınların iki göğüs arasına vurmaları ya da gülmekte olan insanların kahkaha atmaları, gergin insanların bacaklarını sallayarak kendilerini sakinleştirmeleri buna örnek gösterilebilir. Titreşim terapisinde, kas iğlerinin diğer adıyla duyu reseptörlerimizin ve alfa-motor nöronlar yani iskelet kaslarımızı hareket ettiren sinir hücrelerimizin uyarılması kas kasılmasına neden olur ve elektromiyografik aktiviteyi bilinen şekliyle kaslardaki elektriksel aktiviteyi artırdığı için cilt kan akışını, oksijen tüketimini ve kas sıcaklığını da artırmayı destekler. Titreşim enerjisinin spesifik klinik ve spor rehabilitasyonunda terapötik uygulaması, giderek artan sayıda uzman tarafından olumlu değerlendirilmektedir. Mekanik titreşimlerin klinik uygulamaları çeşitli biçimlerde mevcuttur. Her uygulama şekli belirli bir etki mekanizmasına, doza sahiptir ve uygun görülen haliyle kullanılmalıdır Anduwell 4 Professional Teknolojisi Sözcük anlamı itibariyle dalga yaratma, dalgalanım anlamına gelen “ondülasyon” terimi, Anduwell Teknolojisi’nin temelini oluşturmaktadır. Anduwell terapisi; organizmanın korunma sistemlerini destekleyen mekanik vibrasyon ile kızılötesi derin ısının kombinasyonundan oluşan yeni jenerasyon, biyofiziksel bir bütüncül terapi yöntemidir. Bu yeni teknoloji, bilim insanları, farklı alanlardan akademisyenler, spor tıbbı uzmanları ve hekimlerin ortak çalışmaları ile Almanya'da geliştirilmiştir. Anduwell terapisi, vücuda dairesel ve değişken dalga boyunda vibrasyon göndermesiyle, vücutta bulunan bütün sıvıların salınımını (yani osilasyonunu) destekler. Anduwell terapi cihazı, titreşim gönderirken vücudu hareket ettirmeden kan ve lenfatik dolaşımın uyarımını destekleyen bir vibrasyona sahiptir. Cihaz çalışırken üzerine su dolu bir kap koyduğumuzda kap üzerinde bir hareket gözlenmez fakat içindeki suyun sürekli titreştiği, dalgalandığı net bir şekilde görülür. Yine aynı sebeple bir kişiyi cihaza aldığımızda vücudunda dışarıdan bir titreme göremeyiz fakat kişinin vücudunda titreşimi hissettiğini biliriz. Ayrıca beş saniyede bir değişen titreşim frekanslarını da sudaki dalgalanma görüntülerinin farklılığı ile anlayabiliriz. Anduwell Terapisi, yalnızca bir organ veya bir organ sistemi üzerinde etki göstermek yerine, organizmanın önemli fonksiyonlarının üzerinde bütüncül olarak pozitif bir etkiye katkı sağlar. Anduwell Teknolojisi; bütüncül etkileri destekleyen “anduwell yatağı”, boyun sırt ve ayak tabanı için “derin infraruj”, kişiyi oldukça rahatlatan “eleve pozisyon”, karın bölgesinde incelmeyi destekleyen “anduwell kemeri” ve somatik duyu sisteminde etki mekanizmasıyla bedene bütünsel katkı sağlayan “refleksoloji ünitesi”nin bir araya getirildiği ve kullanıldığı teknoloji harikası bir buluştur. Bu sistem, günümüz insanının en temel sorunlarından biri olan hareketsizliğin de en rasyonel çözümlerinden biri olabilir. Bütünsel etkiler barındıran Anduwell Teknolojisi’ni, iyilik halinin korunmasına ve sürdürülebilir olmasına yönelik bir teknoloji olarak görmek gerekir. Bu bağlamda Anduwell Teknolojisi; vücudun bütüncül olarak rahatlaması, zindelik halinin yükseltilmesi, metabolizmanın, lenfatik sistemin ve mikrosirkülasyonun düzenlenmesi, sinir sisteminin dengelenmesi gibi durumları destekleyicidir. Sonuç olarak Anduwell terapisi; cinsiyet, yaş, ırk gözetmeden herkese uygulanabilir ve kelimenin tam anlamıyla yaşamınız boyunca “yol arkadaşınız” olabilir. Titreşimler; hücresel fizyolojiyi düzenlemek amacıyla enerji alanlarının tekrar dengelenmesiyle birlikte, insan vücudunun daha iyi bir düzeyde işlev görmesi için alan oluşturabilirler. Doğru zamanda, doğru yere, uygun yöntem ile uygulanan titreşim, kişinin durumuna bir terapi gibi destekleyici olmaya başlar. Bu süreçte, frekans uygulamaları kapsamında titreşimler; mekanik, akustik ya da elektromanyetik olarak karşı tarafa aktarılabilir. Titreşim adı verilen mekanik osilasyonlar vücudumuz üzerinde olumlu etkiler bırakabilir. Örneğin; sancılanan bir bebeğin kucakta, ayakta ya da basitçe evde hazırlanan bir salıncak yoluyla sallanması, ilk başvurulan yöntemlerden biri olarak bilinir. Aslında burada yapılan şey mekanik bir titreşimdir ve şifanın ilk örneklerinden biri olarak değerlendirilebilir. Bu sayfada verilen her türlü bilgi sadece aydınlatma amaçlıdır. Söz konusu bilgiler kişileri enforme etmek amaçlı olup, sağlık hizmeti değildir. Aktardığımız bilgiler, tavsiye niteliğinde olup, reçete ya da tedavi yöntemlerinizi değiştirmeye yönelik protokoller değildir. Tanı ve tedavi mutlaka bir doktor tarafından yapılması gereken son derece ciddi bir işlemdir. Her türlü hastalık ve tedavi gerektiren sorunlarınız için lütfen doktorunuza danışınız. Anduwell 4 Professional, mekanik titreşimle kızılötesi derin ısının kombinasyonundan oluşan, masaj etkisiyle genel rahatlama ve gevşemeyi destekleyen, Anduwell Teknolojisi’ne dayalı, yeni jenerasyon, bütüncül bir wellness cihazıdır. Birbirinden özel 28 farklı program alt yapısına sahiptir. Kişiye özgü ihtiyaçlara yönelik sunulan 6 farklı Anduwell Andulife paket programı ve bu çerçevede uygulanabilecek 20 farklı destek programı ile geniş bir perspektifte uygulama seçeneği içerir. Cihaz, Anduwell Teknolojisi’ne özel olarak hazırlanmış yazılım uygulaması üzerinden kontrol edilmektedir. Gelişmiş özellikleri ile hem uygulama yapılan hem de kullanan kişilere pek çok avantajı bir arada sunar. . Sıkça Sorulan Sorular Anduwell Teknolojisi zayıflamada ne kadar etkilidir? Anduwell terapisinin faydalarını yalnızca zayıflamaya indirgemek doğru değildir. Elbette zayıflamayı da destekler fakat bütüncül anlamda katkıları bunun çok daha ötesidir. Söz konusu bütüncül etkilerin sürdürülmesinde yeterli ve dengeli beslenme, yeterli su tüketimi ve düzenli egzersizin de ihmal edilmemesi gerekir. Anduwell terapisi, ideal kiloya ulaşma ve bu kilonun sürdürülmesinde yukarıda sözünü ettiğimiz bütüncül yaklaşımın önemli parçalarından biri olarak değerlendirilmelidir. Teknolojinin çalışma ilkelerine dayanarak, su tutulumunun azaltılması ve su kaybıyla mücadele edilmesi noktasında destekleyici olduğunu söyleyebiliriz. Bu yolla oluşan faydaların sürdürülebilir kılınması için Anduwell terapisi uzmanı gözetiminde uzun süreli uygulama gerekebilir. Anduwell terapisinden önce ve sonra su tüketimi nasıl olmalıdır? Her zaman olduğu gibi, Anduwell terapisinin uygulandığı süreçte de yeterli su tüketimi çok önemlidir. Her bireyin aktivite derecesine, vücut ağırlığına, aldığı günlük kalori miktarına, kafein ve alkol tüketim durumuna ve mevsime göre içmesi gereken günlük su miktarı değişkenlik gösterebilir. Ancak ortalama günlük gereksinim kilogram olarak vücut ağırlığı başına 35 ila 40 mililitre su formülü ile hesaplanabilir. Aktif ve kaliteli su tüketimi için, suya hidrojen iyonları ekleyerek antioksidan özellik kazanmasını sağlayan Maximal Detox cihazı kullanılabilir. Maximal Detox yardımıyla hazırlanan hidrojenli su, seans öncesi ve sonrası tüketilebilir. Yaşam kalitesinin artmasından metabolizmanın aktivasyonuna kadar birçok destekleyici etkisinden faydalanılabilir. Ne sıklıkta uygulanmalıdır? Anduwell terapisi ne kadar düzenli uygulanırsa etki ve faydası o kadar çok olacaktır. Genel uygulamada önerilen sıklık haftada 2-3 seanstır. Ancak Anduwell terapisi uzmanı, gerekli gördüğü durumlarda seans sıklığını değiştirebilir. Seansların en az 1 gün arayla planlanması önerilir, bu öneri doğrultusunda planlanan welness süreçlerinde verim artacaktır. Uzmanlar tarafından geliştirilen Andulife Protokolleri, seansların planlanmasında büyük destek olacaktır. Anduwell ile lenf drenaj cihazı arasındaki farklar nelerdir? Lenf drenaj cihazı, kliniklerde yaygın olarak kullanılan bir cihazdır. Kişiye ince çorap giydirilerek ayaklar, bacaklar ve karın bölgesi sarılır. Isı uygulaması yoktur. Lenf drenajı, vakum etkisiyle özellikle cihazın vücutta temas ettiği bölgelerde etkili olur. Anduwell terapisinde ise lenfatik dolaşımın uyarılması, kan dolaşımının ve hücre aktivasyonunun desteklenmesi gibi farklı biyofiziksel çıktılar da oluşur. Anduwell terapisi, lenf akışını vücuttaki lenf kanallarında etkin biçimde destekler. Bu bağlamda, anduwell multisistemik etkiler üretebilir. Anduwell terapisi, kırmızı ışık ve kızılötesi derin ısının vücuda vereceği yararlı etkileri de barındırır. Anduwell uygulaması için kişinin giysisini çıkarması veya yeni bir giysi giymesi gibi uygulamalar olmadığı için hijyenik ve konforludur. Hangi yaş aralığında kullanılabilir? Anduwell terapisi için herhangi bir yaş sınırlaması yoktur. Tüm yaş gruplarında kullanılabilir. Regl döneminde uygulanabilir mi? Uygulanabilir, bir sakıncası yoktur hatta regl dönemini düzensiz veya ağrılı geçiren kişilerde rahatlama ve zindeliğin artırılması, kişiyi olumlu anlamda destekleyerek bu dönemde yaşam kalitesinin de artmasına katkıda bulunabilir. Anduwell terapisinin cilt üzerinde ne gibi etkisi vardır? Mekanik titreşimlerin ve kızılötesi ısının/ışığın cilt üzerinde meydana getirdiği kombine etki, kolajen üretimini uyarıp geliştirerek ciltteki ince çizgi ve kırışıklıkların azaltılmasına yardımcı olur. Anduwell terapisinin enerji üretimine etkisi nasıl gerçekleşir? Anduwell teknolojisi, cildimizde bulunan reseptörler aracılığıyla hücre içinde bulunan mitokondrileri dolaylı yoldan uyarmaktadır. Mitokondriler, biyolojik enerji (ATP) üretiminden sorumlu olan enerji fabrikalarıdır. Üretilen enerji, bedensel işlem ve fonksiyonlarımız için önem taşımaktadır. Ücretsiz Ön Görüşme Muayene İletişime Geç Sistem hakkında daha fazla bilgi almak ve deneme seansı için ücretsiz ön görüşme talep edebilirsin. Bunun için aşağıdaki bağlantıdan randevu almanız yeterlidir. İletişime Geç
- Hangi Besin Kaç Kalori? Kalori Hesaplama ve Besin Değerleri | Furkan Büyükbayraktar
Kimlik belgenizde yazan doğum tarihi, dünyada ne kadar süredir var olduğunuzu söyler. Ancak vücudunuzun hücresel düzeyde hissettiği ve yansıttığı yaş, kronolojik yaşınızdan çok daha farklı olabilir. Tıp ve spor bilimlerinde "Metabolik Yaş" veya "Biyolojik Yaş" olarak adlandırdığımız bu kavram, vücudunuzun ne kadar genç veya yaşlı işlediğinin asıl göstergesidir. Hangi Besin Kaç Kalori? Kalori Hesaplama ve Besin Değerleri Modern dünyada "kalori" kelimesi genellikle diyet listeleri ve kilo kontrolü ile yan yana anılsa da, aslında biyolojik varlığımızın devamlılığı için en temel unsurdur. Teknik bir ifadeyle kalori, bir enerji birimidir. Vücudumuz için ise bu birim, kalbin her atışından beynimizdeki en karmaşık düşüncelere kadar her şeyin kaynağıdır. Enerji Dengesi ve Metabolizma Vücudumuz, enerjiyi sadece fiziksel aktiviteler sırasında değil, biz uyurken bile harcamaya devam eder. Bu duruma Bazal Metabolizma Hızı (BMH) denir. Organların çalışması, vücut ısısının korunması ve hücre onarımı için gereken bu "arka plan" enerji harcaması, günlük toplam ihtiyacımızın büyük bir kısmını oluşturur. Besinler yoluyla alınan enerji (kalori), vücuda girdiğinde üç temel makro besin öğesinden gelir: Karbonhidratlar ve Proteinler: Gram başına 4 kalori sağlar. Yağlar: Gram başına 9 kalori ile en yoğun enerji kaynağıdır. Nicelik mi, Nitelik mi? Kilo yönetimi basit bir matematiksel denkleme dayansa da (Alınan Kalori - Harcanan Kalori), kalorinin kaynağı sağlığımız üzerinde belirleyici rol oynar. Örneğin; 200 kalorilik bir avokado ile 200 kalorilik bir asitli içecek vücutta aynı şekilde işlenmez. Avokadodan gelen enerji; lif, sağlıklı yağlar ve vitaminlerle birlikte gelirken, işlenmiş şekerden gelen enerji ani kan şekeri dalgalanmalarına ve hızlı acıkmaya neden olur. Kalori, korkulması gereken bir düşman değil, yaşam kalitemizi belirleyen bir araçtır. Önemli olan, vücudumuzun ihtiyaç duyduğu bu yakıtı doğru miktarda ve en kaliteli kaynaklardan (taze sebzeler, proteinler, sağlıklı yağlar) sağlamaktır. Bu sayfada gündelik hayatta sıkça tükettiğimiz besinlerin enerji ve içerik haritasını çıkararak kilo kontrolü sürecinizi yönetin. Sağlıklı bir yaşam için gerekli olan makro ve mikro besin değerlerini analiz edin, diyetinizi bilimsel temellerle optimize edin.
- Biorezonans Amasya | Furkan Büyükbayraktar
Biorezonans tedavisi, vücudun elektromanyetik frekanslarını kullanarak hastalıkların teşhis ve tedavisinde kullanılan bir alternatif tıp yöntemidir. Amasya Biorezonans Biorezonans terapisi, vücudun elektromanyetik frekanslarını kullanarak hastalıkların teşhis ve rahatlatılmasında kullanılan bir alternatif yöntemdir. Bu terapi yöntemi, hastanın vücudundan örnekler alınarak özel bir cihazda analiz edilmesi ile başlar. Bu cihaz, vücudun elektriksel frekanslarını tarar ve hangi organların frekanslarından sapma olduğunu belirler. Ardından, bu sapmaları düzeltmek için vücuda özel elektromanyetik frekanslar gönderilir. Biorezonans terapisi, vücudun doğal iyileşme sürecini desteklemek ve hastalıkların semptomlarını hafifletmek amacıyla kullanılmaktadır. Biorezonans Nasıl Etki Sağlar? Titreşim tıbbı uygulamalarının temel dayanağı termodinamik ve rezonans kavramlarıdır. Hem hücresel bazda hem de moleküler bazda sistemlerin termodinamik açıdan kararlılığını bozan faktörler olabilir. Bu durumda sistemin titreşim frekansı değişime uğrar. Değişen titreşim frekansında bozulma saptanır. Bu frekansın olumlu karşıtı sisteme verilirse bozulmuş titreşim frekansı kaybolabilir. Olumlu frekansların iletimi tekrarlanır ve sürekli hale gelirse bozulmalar etkisiz hale gelir ve iyileşme sağlanabilir. . Bach Çiçekleri Terapisi; Bach çiçekleri terapisi, Dr. Edward Bach’ın 1930'lu yıllarda ‘her hastalığın altında duygusal bir bozukluk olduğu’ düşüncesine dayanarak araştırmalara başlaması sonucu geliştirilmiştir. Dr. Bach korku, çaresizlik, umutsuzluk, dengesizlik ve tükenmişlik hali gibi günlük hayatımızı zorlaştıran, olumsuz duygu ve düşüncelerin neden olabileceği hastalıkların rahatlaması doğada aramış ve yıllar süren araştırmaları neticesinde homeopati temeline dayanarak 38 çiçeği bulmuştur. Dr. Bach yaptığı çalışmalarla çiçeklerin kişide bulunan olumsuz duygusal özellikleri en aza indirgeyip, olumlu özellikleri artırdığını fark etti. Ona göre Bach çiçekleri doğal dengemizi bulmamıza yardımcı olur ve böylelikle duygusal blokajlar kaldırılarak fiziksel rahatsızlıklarda da bedenin kendi kendini iyileştirmesi sağlanır. Biorezonans bölümümüzde Bach çiçekleri terapisi, biorezonans cihazı aracılığıyla yapılmaktadır. İşlem sırasında hastanın şikayetlerine uygun olan çiçeğin frekansları hastaya nakledilir. Seans sonrası kişiye özel hazırlanan kür günlük kullanım için hastanın kendisine verilir. Sürdürülebilir Sağlık, Daha Az Stres, Ağrısız Yaşam DAHA AZ STRES Stres hayatın her alanında her yaş grubunda karşımıza çıkan ve insan hayatlarını büyük ölçüde etkilemekte olan olumsuz bir süreç. Stresin kaldırılması genelde insanın kendi kendini iyileştirmesi olarak görülse de bazı durumlarda klinik rahatlatma yöntemleri de uygulanabilmektedir. Biorezonans stres terapisi sık uygulanan bir uygulamadır. AĞRISIZ YAŞAM Biorezonans ile akut ve kronik ağrılar rahatlatılabilmektedir. Biorezonans ile akut ağrıların şiddeti azaltılabilir, kronik ağrılarda ise ağrıya neden olabilecek etkenler araştırılır, tespit ve rahatlama sağlanır. Vücudda ağrıya neden olan blokajlar bulunup Biorezonans ile rahatlama sağlanırken kişinin psikolojik durumuna uygun terapi protokolleri de kullanılmaktadır. Yan Etkisi Var Mıdır? Hiçbir yan etkisi yoktur. Vücudumuzda birbirinden bağımsız birçok sağlık problemine zemin hazırlayan patolojik elektromanyetik titreşimler, cihaz aracılığı ile ters çevrilir ve kişiye gönderilir. Birbirinin tam tersi iki manyetik alan karşılaşınca nötrleşir. Bu şekilde bakterilerin, virüslerin, parazitlerin, ağır metallerin vb. tüm zararlı etmenlerin manyetik bilgisi vücudumuzdan temizlenmiş olur. !!! Biorezonans ile ilgili bilinmesi gereken önemli noktalardan biri de kalp pili olanlarda, organ nakli yapılmış kişilerde ve gebeliğin ilk 3 aylık döneminde kullanılmamasıdır. Sigarayı Bırakmanın Kolay Yolu Biorezonans terapileri sonrası vücudun nikotinle tanışık olma durumu ortadan kalkmaktadır. Sigara içme isteği net olarak azalır. Terapi sonrasında vücut nikotini ve yarattığı etkileri unutmuş olur. Bu terapiler ile vücudun nikotine karşı yıllar içinde geliştirdiği tolerans hali ortadan kalkmakta, vücut sigara dumanını gerçek haliyle, yani vücuda yabancı bir madde olarak algılamaya başlamaktadır. Sigara bırakma terapileri 2 seans olarak uygulanmaktadır. Genel olarak terapilerin ilk seansından sonra etkisi görülmektedir. Sağlıklı Zayıflamanın Kolay Yolu Yapılan işlem kısaca gıdalar üzerinde uygulanan bağımlılık terapisidir. Bu terapi karbonhidrat gurubu gıdalar üzerinden yapıldığında iştah azalır, kişi kolayca doymaya başlar. Kişinin yedikleri büyük çaba sarf etmeden, otomatikman azalır. Biorezonans terapilerinin ardından iştahın ve yeme ihtiyacının belirgin olarak azaldığı görülmektedir. Asıl rahatlama etkinliği ise ikinci seansın ardındaki günlerde ve sonrasındaki haftalarda ortaya çıkmaktadır. Terapiler sonrasında; ekmek, makarna, hamur işleri, tatlılar ya da çikolata gibi karbonhidratları aramadığınızı fark edeceksiniz. Bu gıdaları yediğinizde de az miktarının yeterli geldiğini ve kendinizi hiç zorlamadan durdurabildiğinizi göreceksiniz. Alkolü Bırakmanın Kolay Yolu Biorezonans ile alkol bağımlılığı terapisi kişinin sık kullanmış olduğu alkoller cihaza konarak yapılır. Alkol üzerinden yapılan seansların ardından artık vücudun alkol ile kurmuş olduğu ilişki değişir. Bu terapiler kişinin alkole olan isteğini ciddi miktarda düşürmekte: bu sayede aldığı alkol miktarı otomatik olarak azalmakta ve kisinin alkolü tamamen bırakmasını kolaylaştırmaktadır. Aynı zamanda bu terapilerle kişinin alkol almadığı için oluşan sıkıntıları da daha az yaşanır veya hiç yaşanmaz. Bel, Boyun Ağrıları ve Diğer Ağrılar Biorezonans yöntemiyle yapılan ağrı rahatlama seansları sadece ağrıyı semptomatik olarak ortadan kaldıran protokoller değildir. Biorezonansı ağrılı probleme karşı vücudu iyileşmesi için uyaran bir rahatlatıcı olarak algılamak ve ağrıyı oluşturan mekanizma ile birlikte ortadan kaldırdığını söylemek daha uygun olmaktadır. En çok görülen kronik ağrı hastalıklarından olan fibromiyaljide biorezonans etkili bir terapi yöntemidir. Fibromiyaljinin biorezonans test ve rahatlatma sistematiği ile büyük oranda farkı hissetme şansı vardır. Biorezonans Terapisi ile Stres Yönetimi İş hayatımız, insan ilişkileri, maddi sıkıntılar, günlük telâşeler bile bazen kişinin kaldırabileceğinden fazla gelebilir, kendinizi keyifsiz hissedebilirsiniz. Hatta bu durumlar bazen çarpıntı (örneğin: panik atak), yorgunluk (örneğin: tükenmişlik sendromu) gibi bedeninizde bazı tepkilere dahi yol açabilir. Biorezonans yöntemi mevcut ilaçlı ya da ilaçsız terapinize destek olabilir. Buradaki terapi yöntemimiz ruh halinize iyi gelen frekansları vücudunuzda arttırmak şeklindedir. Bu sayfada verilen her türlü bilgi sadece aydınlatma amaçlıdır. Söz konusu bilgiler kişileri enforme etmek amaçlı olup, sağlık hizmeti değildir. Aktardığımız bilgiler, tavsiye niteliğinde olup, reçete ya da tedavi yöntemlerinizi değiştirmeye yönelik protokoller değildir. Tanı ve tedavi mutlaka bir doktor tarafından yapılması gereken son derece ciddi bir işlemdir. Her türlü hastalık ve tedavi gerektiren sorunlarınız için lütfen doktorunuza danışınız. Biorezonans Terapisine Gelmeden Önce Bilmeniz Gerekenler: 48 saat öncesinden itibaren bol bol su içiniz. (günde minimum 2 litre) Son 48 saat alkol kullanmayınız. Terapiden önceki son 6 saatte kahve, çay, yeşil çay, enerji içeceği gibi tein-kafein içeren ürüneri tüketmeyin. Seans sırasında üzerinizdeki metal aksesuarlarınızı çıkarmanızı ve telefonunuzu uçak moduna almanızı isteyeceğiz. Seans sırasında telefonunuza indireceğiniz sakin bir müziği uçak modunda olması kaydı ile dinleyebilirsiniz. Bağımlılık terap ileri için yanınızda bağımlı olduğunuz maddeyi getirmelisiniz. (Örneğin: Her zaman içtiğiniz sigara (2 adet), en sık tükettiğiniz alkol türü, özellikle tüketmekten kendinizi alıkoyamadığınız gıda…) Not: Kilo verme/gıda bağımlılığı terapisinde yüksek glisemik indeksli karbonhidratlar (beyaz un, ekmek, şeker, pirinç, patates, makarna vb…), zararlı yağlar gibi besinleri getirmenize gerek yok ancak özellikle vazgeçilmeziniz olan bir-iki gıdayı yanınızda getirebilirsiniz. Yaş sınırı yoktur, her yaşta uygulanabilir. Organ nakilli, kalp pili olan ya da hamile hastalarımız seanslarımıza kabul edemiyoruz. Ücretsiz Ön Görüşme Muayene İletişime Geç Sistem hakkında daha fazla bilgi alabilir ve ücretsiz ön görüşme talep edebilirsin. Bunun için aşağıdaki bağlantıdan randevu almanız yeterlidir. İletişime Geç
- Aydınlatma Metni | Diyetisyen Furkan Büyükbayraktar
Diyetisyen Furkan Büyükbayraktar Aydınlatma Metni Sayfası YASAL BİLGİLER Çerez Politikası Gizlilik ve Kullanıcı Sözleşmesi Aydınlatma Metni Tıbbi Sorumluluk Reddi DİYETİSYEN FURKAN BÜYÜKBAYRAKTAR KİŞİSEL VERİLERİN İŞLENMESİNE İLİŞKİN DANIŞAN AYDINLATMA METNİ Diyetisyen Furkan BÜYÜKBAYRAKTAR (Veri Sorumlusu) olarak, siz değerli danışanlarımıza beslenme ve diyet danışmanlığı noktasında hizmet vermekteyiz. Kişisel verilerinizi, aşağıda bilgilerini verdiğimiz veri sorumlusu sıfatıyla, gizlilik ilkelerine bağlı ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na (“Kanun”) uygun iletişim kanallarımız üzerinden elde etmekte ve gizli tutmaktayız. Bu belge ile veri sorumlusunun kimliği, kişisel verilerinizin hangi amaçla işleneceği, işlenen kişisel verilerinizin aktarılıp aktarılmadığı ile aktarılıyorsa kimlere ve hangi amaçla aktarılabileceği, kişisel veri toplamanın yöntemi ve hukuki sebebi ile 6698 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde sayılan diğer haklarınızı siz değerli danışanlarımıza bildirerek 6698 sayılı Kanunun 10. Maddesinde yer alan aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmeyi amaçlamaktayız. Kişisel verilerinizin Kurumumuz tarafından işlenme amaçları konusunda detaylı bilgilere; ”https://www.furkanbuyukbayraktar.com ” internet adresinde yer alan DİYETİSYEN FURKAN BÜYÜKBAYRAKTAR Kişisel Verilerin Korunması ve İşlenmesi Politikası’ndan ulaşabilirsiniz. Tanımlar İşbu aydınlatma metninde geçen; Kişisel Veri: Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”):7 Nisan 2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nu, Veri İşleyen: Veri sorumlusunun verdiği yetkiye dayanarak onun adına kişisel verileri işleyen gerçek veya tüzel kişiyi, Veri Sorumlusu: Kişisel Verilerin işleme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen, veri kayıt sisteminin kurulmasından ve yönetilmesinden sorumlu olan gerçek veya tüzel kişiyi ve bu metin anlamında da Diyetisyen Furkan BÜYÜKBAYRAKTAR’ı ifade eder. Veri Sorumlusunun Kimliği Unvan: Diyetisyen Furkan BÜYÜKBAYRAKTAR Adresi: Beyazıtpaşa Mahallesi Tabakhane Caddesi No:33/19 Merkez/AMASYA Telefon: 0 (544) 475 52 75 E-mail: info@furkanbuyukbayraktar.com Hangi Kişisel Verileriniz İşlenmektedir ve Kişisel Verilerinizin İşlenme Amaçları Nelerdir? Tarafımızca işlenen siz değerli danışanlarımızın verileri aşağıdaki gibidir; Kimlik Bilgileriniz Ad-soyad, doğum yılı, TC kimlik no, cinsiyet İletişim Bilgileriniz Adres, telefon numarası, e-posta adresi Sağlık Verileriniz Beden-Kitle endeksi, boy, diyet listesi, kas ağırlığı, kilo, vücut yağ oranı İnternet Müşterilerinden Alınan Diğer Veriler Çerezler, randevu saati Hasta Kaydının Oluşturulması, Hasta Vücut Analiz Ölçümlerinin Yapılması, Hasta Vücut Analizleri Sonucunda Diyet Listelerinin Hazırlanması, Mal ve Hizmetlere İlişkin Fatura Kesimi ve Hesap Takibi, İnternet Sayfası Ziyareti, İnternet Sayfası Randevu Alma ve Online Randevu faaliyetleri sırasında; Yasal mevzuat kapsamında diyetisten/danışan ilişkisinin kurulması, Danışanların vücut kitle endeksinin hesaplanması, Kişiye özel hazırlanması gereken beslenme programlarının ifası ve sözleşme hükümlerinin yerine getirilmesi, Sunulan ürün ve hizmetlerden kişisel veri sahiplerini faydalandırmak için gerekli çalışmaların yapılması ve ilgili süreçlerin yürütülmesi, Danışanların sağlıklı beslenmesi ve ileride karşılaşacakları sağlık problemlerinin önüne geçilmesi amacıyla boy-kilo değerlerine uygun diyet programlarının hazırlanması, Diyetisyen Furkan BÜYÜKBAYRAKTAR tarafından sunulan hizmetlerin ilgili kişilerin ihtiyaçlarına göre hazırlanması, Danışanlarının beslenme alışkanlıklarının yönetilmesi, Danışanların ideal kilosunun hesaplanması, saklama ve arşiv faaliyetlerinin yürütülmesi, Talep ve şikayetlerin takibi, Gerekli durumlarda danışanlara ulaşılabilmesi, Diyet programlarındaki bilgi ve değişikliklerden danışanlara bilgi verilmesi, Yeme alışkanlıklarının yönetilmesi hususunda danışanlara ulaşılabilmesi ve kontrollerin sağlanabilmesi, Randevu hususunda danışanların bilgilendirilmesi Mal ve hizmet satış süreçlerinin yürütülmesi, Mal, hizmet, üretim ve operasyon süreçlerinin yürütülmesi Pazarlama ve analiz çalışmalarının yürütülmesi Risk yönetimi süreçlerinin yürütülmesi, Finansal durumların kontrol edilmesi, ücretlendirme, faturalandırma vb. işlemlerin yönetilmesi, Mali ve vergisel yükümlülüklerin yerine getirilmesi, ödemelerin takip edilerek tahsilatların gerçekleştirilmesi, Tüketici şikâyetlerinin çözümlenmesi, Yetkili kurum ve kuruluşlara mevzuattan kaynaklı bilgi verilmesi, Faaliyetlerin işletmemiz prosedürleri ve ilgili mevzuata uygun olarak yürütülmesinin sağlanması için gerekli denetim faaliyetlerinin planlanması ve icrası, Kurumsal sürdürülebilirlik faaliyetlerinin planlanması ve icrası, kurumumuzun itibarının korunmasına yönelik çalışmaların gerçekleştirilmesi, Kurumsal yönetim ve iletişim faaliyetlerinin planlanması ve icrası, İletişim faaliyetlerinin yürütülmesi, Reklam kampanya promosyon süreçlerinin yürütülmesi ve sadece açık rıza verilmesi halinde ticari elektronik ileti gönderilmesi, Sözleşmeye ve kanuna aykırılıkların soruşturulması, tespiti, önlenmesi, incelenmesi ve ilgili idari veya adli makamlara bildirilmesi, Yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi, Hukuki uyuşmazlıklardan doğan ve doğacak yükümlülüklerin yerine getirilmesi, Hukuki uyuşmazlıklardaki ispat yükünün yerine getirilmesi, Yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi, Hukuki uyuşmazlıklardan doğan ve doğacak yükümlülüklerin yerine getirilmesi, Hukuki uyuşmazlıklardaki ispat yükünün yerine getirilmesi, Amaçlarıyla 6698 sayılı “Kanun”un 5. Ve 6. Maddelerine uygun olarak işlemekteyiz. Yaptığımız işin yürütülebilmesi adına yukarıda saydığımız amaçlarla işlediğimiz kişisel verilerinizin işlemesi ile ilgili politikamız hakkında detaylı bilgi edinmek istiyorsanız, ”https://www.furkanbuyukbayraktar.com ” adresinden erişebileceğiniz, Diyetisyen Furkan BÜYÜKBAYRAKTAR Kişisel Verilerin Korunması ve İşlenmesi Politikası (“Politika”) belgesini inceleyebilirsiniz. Kişisel Verilerinizin Toplanma Yöntemi ve Hukuki Sebebi Nedir? Kişisel verileriniz, hizmetlerimizden yararlanmanız halinde tarafımızca internet sayfamızı ziyaret halinde, internet sayfamızdan randevu oluşturmanız durumunda, online diyet faaliyetleri halinde online diyet formu ve iletişim kanalları olan e-posta, telefon ve WhatsApp üzerinden yapmış olduğumuz görüşmelerde elde edlimekte; Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması kaydıyla, sözleşmenin taraflarına ait kişisel verilerin işlenmesinin gerekli olması, Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması, Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması hukuki sebeplerine dayalı olarak toplanmaktadır. Toplanan veriler tarafımızca kullanılan Lookin’Body Programına işlenmentedir. LookinBody programı hem siz değerli danışanlarımızın vücut analizlerinin yapılmasında hem de beslenme ve diyet danışmanlığı hizmetimiz neticesinde gelişimlerinizin izlenmesi amacıyla kullanılmaktadır. Elde edilen kişisel verileriniz ancak ve ancak siz değerli danışanlarımızın açık rıza vermesi halinde pazarlama süreçlerinin planlanması ve icrası ile ürün ve hizmetlerimizin beğeni ve kullanım alışkanlıklarınıza göre özelleştirilerek size sunulması ve reklam, kampanya ve promosyon süreçlerinin yürütülmesi adına vermiş olduğunuz açık rıza doğrultusunda ticari elektronik ileti gönderilmesi amacıyla toplanmaktadır. Kişisel Verileriniz Üçüncü Bir Kişiye Aktarılıyor Mu? Kurumumuzca “Kanun”a uygun olarak toplanan ve işlenen yukarıda belirtmiş olduğumuz kişisel verilerinizi sadece mevzuatta öngörülmesi ve açık rızanızla; yukarıda belirtilen amaçların gerçekleştirilmesi doğrultusunda, kanunen yetkili kamu kurumlarına ve kanunen yetkili özel kişilere Kanun’un 8. ve 9. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartları ve amaçları çerçevesinde aktarılabilecektir. Kişisel Verileriniz Ne Kadar Süre İle Saklanır? Kişisel verilerinizi, ”https://www.furkanbuyukbayraktar.com ” adresinden erişebileceğiniz, Kişisel Veri Saklama ve İmha Politikası’nda (“Saklama ve İmha Politikası”) öngörülen sürelerde, gereken her türlü teknik ve idari tedbirleri alarak korumakta, bu sürenin bitimini izleyen ilk periyodik imha süresinde (6 ay) silmekte, yok etmekte veya anonim hale getirmekteyiz. Faaliyetlerimiz ile ilgili olarak iletişim bilgileriniz üzerinden, sunduğumuz ürün ve hizmetler hakkında bilgilendirme, yeni ürün ve hizmetlerin tanıtımı ile özel teklifler için ancak ve ancak açık rıza vermeniz halinde ticari elektronik ileti göndermekteyiz. Açık rızanız ile göndermiş olduğumuz bu iletileri talebiniz üzerine durdurmaktayız. İletilerin gönderilmesine dair açık rızanızı fiziki olarak veya ”https://www.furkanbuyukbayraktar.com ” sayfasındaki iletişim yollarından tarafımıza bu talebinizi içerir e-posta ya da posta yoluyla ileterek geri alabilirsiniz. Kişisel Veri Sahibinin “Kanun”un 11. Maddesinde Sayılan Hakları Nelerdir? Kişisel veri sahibi olarak siz değerli danışanlarımızın Kanun’un 11. maddesi uyarınca aşağıdaki haklara sahip olduğunu bildiririz: Kişisel verilerinizin işlenip işlenmediğini öğrenme, Kişisel verileriniz işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme, Kişisel verilerinizin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme, Yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerinizin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme, Kişisel verilerinizin eksik veya yanlış işlenmiş olması halinde bunların düzeltilmesini isteme ve bu kapsamda yapılan işlemin kişisel verilerinizin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme, Kanun ve ilgili diğer kanun hükümlerine uygun olarak işlenmiş olmasına rağmen, işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması halinde kişisel verilerinizin silinmesini veya yok edilmesini isteme ve bu kapsamda ve kişisel verilerinizin eksik veya yanlış işlenmiş olması halinde yapılan işlemlerin kişisel verilerinizin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme, İşlenen verilerinizin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme, Kişisel verilerinizin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğraması halinde zararın giderilmesini talep etme. İlgili Kişi Kanunun 11. Maddesinde Sayılan Haklarını Nasıl Kullanabilir? Yukarıda sıralanan haklarınıza yönelik başvurularınızı, ”https://www.furkanbuyukbayraktar.com ” adresinden ulaşabileceğiniz “Veri Sahibi Başvuru Formu”nu doldurarak tarafımıza iletebilirsiniz. Talebinizin niteliğine göre en kısa sürede ve en geç otuz gün içinde başvurularınız ücretsiz olarak sonuçlandırılacaktır; ancak işlemin ayrıca bir maliyet gerektirmesi halinde Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından belirlenecek tarifeye göre tarafınızdan ücret talep edilebilecektir. Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ uyarınca İlgili Kişinin başvurusunda isim, soy isim, başvuru yazılı ise imza, T.C. kimlik numarası, (başvuruda bulunan kişinin yabancı olması halinde pasaport numarası), tebligata esas yerleşim yeri veya iş yeri adresi, varsa bildirime esas elektronik posta adresi, telefon numarası veya faks numarası ile talep konusuna dair bilgilerin bulunması zorunludur. Talep konusunun başvuranın şahsı ile ilgili olması gerekmekle birlikte, başkası adına hareket ediliyor ise başvuruyu yapanın bu konuda özel olarak yetkili olması ve bu yetkinin belgelendirilmesi (özel vekaletname) gerekmektedir. Ayrıca başvurunun kimlik ve adres bilgilerini içermesi ve başvuruya kimliği doğrulayıcı belgelerin eklenmesi gerekmektedir. Yetkisiz üçüncü kişilerin başkası adına yaptığı talepler değerlendirilmeyecektir. DİYETİSYEN FURKAN BÜYÜKBAYRAKTAR
- Sıkça Sorulan Sorular | Amasya | Diyetisyen Furkan Büyükbayraktar
Diyetisyen Furkan Büyükbayraktar Sıkça Sorulan Sorular SIKÇA SORULAN SORULAR Sıkça Sorulan Sorular Diyet Programları Kişiye Özel Mi Hazırlanıyor? Evet. Her bireyin yaşam tarzı, sağlık durumu ve hedefleri farklıdır. Bu nedenle programlarımız tamamen kişiye özel olarak, detaylı analizler ve görüşmeler sonucu hazırlanır. Bir Haftada Kaç Kilo Verebilirim? 1 haftada yaklaşık 0,5-1 kg vermek vücudumuz için idealdir. Hangi Yaş Gruplarına Hizmet Veriyorsunuz? Yetişkin bireylerle çalışıyoruz. Ancak çocuklar ve ergenler için de özel programlar sunmaktayız. Gerekli durumlarda aileyle birlikte planlama yapılır. Takip Seansları Ne Sıklıkla Yapılıyor? Genellikle haftalık ya da 10 günlük aralıklarla takip seansları yapılır. Bu görüşmelerle hem motivasyon korunur hem de planınız güncellenir Kan Tahlili Neden Gerekli? Tıbbi öykünüzün net olarak anlaşılması, kan değerlerine istinaden uygun beslenme planının hazırlanması, vücuttaki herhangi bir vitamin mineral eksikliğinin giderilmesi için kan tahlili yapılması elzemdir. Vücut Analizi Öncesinde Nelere Dikkat Etmemiz Gerekenler Neler? Vücut analiz süreçlerinde uygulanan bioelektrikal impedans tekniğiyle çalıştırılan monitörler kullanılmakta. Yalın ayak çıkılan ölçüm cihazında sağlığa hiçbir zararı bulunmayan ve hissedilmeyecek derecede az olan bir elektrik akımı gönderilmektedir. Kaslar arasında vücut sıvıları dolaşan akım ve yağ dokusuyla karşılaşmasında direnç açığa çıkar. Vücut yağı şeklinde ekranda bu direnç gözükmektedir. 4 saatten fazla açlık olmalı 1 saat öncesinde su tüketilmemeli 12-24 saat öncesine kadar egzersiz yapılmamalı 30 dakika önce idrara çıkılmalı 48 saat öncesine kadar alkol alınmamalı 7 gün öncesine kadar diüretik(idrar söktürücü) ilaç kullanılmamalı Tartılırken üzerinizde metal olmamalı En hafif kıyafetler ile tartılmalı Online Diyet Hizmeti Nasıl İşliyor? Online diyet, Amasya dışındaki danışanlarımıza sunduğumuz bir hizmettir. Birebir görüşmeden vücut analizi dışında herhangi bir farklılığı yoktur. Online diyet hizmetimizde, ilk görüşmede detaylı bir form dolduruyorsunuz. Ardından sizinle WhatsApp, telefon veya Zoom üzerinden iletişime geçerek planınızı oluşturuyoruz. Haftalık takiplerle süreci birlikte yürütüyoruz. Online Diyet'e Nasıl Başvurabilirim? Yaşantınızı, Sağlık Durumunuzu Ve Beslenme Alışkanlıklarınızı Analiz Etmemize Yardımcı Olacak Diyet Bilgi Formunu Doldurmak Sizden İstenen Kan Tahlillerinizi Yaptırmak Veya Son Altı Ay İçerisinde Yapılmış Kan Tahlillerinizi Göndermek Ödemeyi Yapmak Diyet Programınızı Aldıktan Sonra Hafta Da 1 Gün Aç Karna Tartılmak Danışmanlık Ücretiniz Ne Kadar? İhtiyacınıza göre bu durum değişkenlik göstermekte. Kimi danışanımız için 1 aylık süreç yeterli olurken, kimi danışanımız için daha uzun bir süreye ihtiyacımız oluyor. Ücretsiz bir ön görüşme planlayıp hangi programa ihtiyacınız olduğunu belirleyebiliriz.
.png)