top of page
  • facebook
  • twitter
  • instagram

Arama Sonuçları

Boş arama ile 32 sonuç bulundu

  • Kurumsal Beslenme Danışmanlığı | Diyetisyen Furkan Büyükbayraktar - Amasya

    Pek çok çalışma, sağlıklı beslenmenin yaşam beklentisi, yaşam kalitesi, hastalıkların önlenmesi ve tedavisinde çok önemli bir rol oynadığını kanıtlamıştır. Kurumsal Beslenme Danışmanlığı Programı, geleceğin en önemli yatırımlarından biridir. Kurumsal Beslenme Danışmanlığı'nda şirket yöneticilerinin Kurumsal Beslenme ve Stratejik Sağlık Yönetimi Günümüzde bir şirketin en değerli varlığı, sahip olduğu insan kaynağıdır. Bilimsel araştırmalar; sağlıklı beslenmenin sadece fiziksel bir gereklilik olmadığını; yaşam beklentisini uzattığını, yaşam kalitesini artırdığını ve kronik hastalıkların önlenmesinde bir kalkan görevi gördüğünü defalarca kanıtlamıştır. Ancak modern iş dünyasında sağlık, sadece bireysel bir sorumluluk olmaktan çıkıp kurumsal bir stratejiye dönüşmüştür. Şirketinizin Gelişimini Sağlıklı Temeller Üzerine İnşa Edin Kurumsal Beslenme Danışmanlığı Programı, sadece bir "diyet listesi" hizmeti değil, kurumunuzun geleceğine yapılan en sürdürülebilir yatırımlardan biridir. Bu programla, şirket yöneticilerinden operasyon ekiplerine kadar her kademedeki çalışanların sağlığını bütünsel bir yaklaşımla ele alıyoruz. Zihinsel Performans ve Konsantrasyon: Yanlış beslenme alışkanlıkları, kan şekeri dalgalanmalarına yol açarak gün içinde odaklanma sorunlarına ve "öğleden sonra mahmurluğu" dediğimiz verim düşüşlerine neden olur. Kişiye özel planlamalarımızla, çalışanların bilişsel fonksiyonlarını ve konsantrasyon sürelerini en üst seviyede tutuyoruz. Yüksek Motivasyon ve Psikolojik Dayanıklılık: Bağırsak sağlığı ve besin ögesi dengesi, doğrudan ruh halini ve stres yönetimini etkiler. Beslenme durumunu optimize edilen bir çalışan, stresli dönemleri daha soğukkanlı yönetir ve işine daha yüksek bir motivasyonla bağlanır. Hastalıkların Önlenmesi ve Süreç Yönetimi: Bağışıklık sistemini güçlendiren beslenme modelleri sayesinde, mevsimsel hastalıkların ve kronik rahatsızlıkların iş gücü kaybına yol açmasını engelliyoruz. Bu durum, doğrudan operasyonel verimliliğinize pozitif yansır. KURUMSAL BESLENME DANIŞMANLIĞI KURUMSAL BESLENME HİZMETLERİ Beslenme Analiz ve Raporu Çalışanların vücut analizine göre sağlık riski olan kişilerin belirlenmesi, beslenmedeki hataların bulunması ve iyileştirme için önerilerde bulunulmasını içerir. Kurumsal Eğitimler Sağlıklı beslenme, kilo yönetimi, egzersiz, sağlıklı bir yaşamda sürdürülebilirlik, stres yönetimi, motivasyon, performans geliştirme veya diğer gerekli konularda eğitim verilmektedir. Kuruma Özel İçerikler Kuruluşunuz için değerlendirme ve anket analizleri yaparak beslenme, spor ve sağlık alanlarında içerik oluşturmayı ve böylelikle çalışanların sağlıklı yaşam bilgisini geliştirmeyi hedefler. Kurumsal Beslenmenin Önemi Kurumsal beslenme danışmanlığının, şirketlerin uzun vadeli manevi ve mali kayıplara uğramasını önleyebileceği artık bilimsel verilerle kanıtlanmış bir gerçektir. Günümüzün rekabetçi iş dünyasında, çalışanların sağlığı doğrudan şirketin finansal sürdürülebilirliğini ve kurum içi iklimini etkiler. Dünyanın önde gelen araştırmaları; düzenli beslenme eğitimi ve danışmanlığı alan çalışanların bağışıklık sistemlerinin çok daha dirençli hale geldiğini, bu sayede mevsimsel veya kronik rahatsızlıklar sebebiyle alınan hastalık izinlerinde belirgin bir düşüş yaşandığını açıkça göstermektedir. Bunun yanı sıra, bedensel ve zihinsel performansın anahtarı mutfaktan geçer. Doğru besin tercihleri yapan ve vücudunun ihtiyaç duyduğu yakıtı doğru zamanda alan bireylerde kan şekeri dengesi korunur. Böylece gün içindeki ani enerji dalgalanmaları, öğleden sonra çökmeleri ve odaklanma problemleri ortadan kalkar. Bu durum, bilişsel kapasiteyi, problem çözme yeteneğini ve genel iş verimliliğini doğrudan en üst düzeye çıkarır. Sonuç olarak; sağlığına özen gösterilen çalışanın motivasyonu ve kuruma duyduğu aidiyet (manevi kazanç) artarken, şirketler de iş gücü kaybını ve sağlık harcamalarını engelleyerek (mali kazanç) geleceğe çok daha güçlü, dinamik ve kârlı bir adım atmış olur. Kurumsal beslenme danışmanlığı ile; Maliyet Optimizasyonu: Şirketin genel sağlık harcamalarında ve sigorta giderlerinde belirgin bir tasarruf elde edilir. İş Gücü: Bağışıklığı desteklenen çalışanların hastalıklara bağlı devamsızlık oranları minimuma iner. Maksimum Odak ve Verim: Doğru beslenmeyle artan zihinsel berraklık ve konsantrasyon, gün içi çalışma performansını zirveye taşır. Güçlü Kurumsal Aidiyet: Sağlığına yatırım yapıldığını gören çalışanlar kendilerini değerli hisseder, iş motivasyonları ve şirkete bağlılıkları derinleşir. Güvenli Çalışma Ortamı: Kişiye özel beslenme programlarıyla sağlanan sağlıklı kilo kontrolü ve fiziksel zindelik, olası iş kazası risklerini önemli ölçüde azaltır. Ayrıntılı bilgi almak ister misiniz? Sağlıklı beslenme önerileri, eğitim ve danışmanlık hizmetleriyle çalışanların sağlığını korumak, verimliliğini arttırmak adına ‘kurumsal beslenme danışmanlığı’ kurumun geleceğine ve çalışanlarına yaptığı önemli bir yatırımdır. Detaylı bilgi almak için; İletişime Geç

  • Diyetisyen Furkan Büyükbayraktar Beslenme ve Diyet Danışmanlığı | Amasya

    Diyetisyen Furkan Büyükbayraktar, Sağlıklı Beslenme Uzmanı, Sağlıklı Hayat Programı ile Formda Yaşam, Amasya, Diyetisyen DİYETİSYEN FURKAN BÜYÜKBAYRAKTAR Sağlığın İçin En Güçlü Temeli At. Beslenme Programlarına Göz Atın Sağlıklı Yaşam Beslenme, yaşam süresince her zaman üzerinde durulması gereken önemli bir konudur. Çünkü bebeklikten çocukluğa, çocukluktan erişkinliğe ve hayatın sonuna kadar sağlıklı bir yaşantının temel unsurunu oluşturur Bu uzun yolculukta bedenin metabolik ihtiyaçları sürekli değişse de amaç hep aynıdır: Hastalıklardan korunmak, hücresel sağlığı desteklemek ve ilerleyen yaşlarda dahi dinç, fonksiyonel bir bedene sahip olmak. İşte bu yüzden beslenme, tek tip kurallarla değil; kişinin yaşına, genetiğine ve yaşam tarzına göre sürekli güncellenmesi gereken dinamik bir süreçtir. Sporcularda Beslenme Yeme Bozukluklarında Beslenme Hastalıklarda Beslenme Çocuklarda Beslenme Gebe Ve Emzirme Döneminde Beslenme Vejetaryen - Vegan Beslenme Biorezonans Biorezonans tedavisi, vücudun elektromanyetik frekanslarını kullanarak hastalıkların teşhis ve tedavisinde kullanılan bir alternatif tıp yöntemidir. Biorezonans tedavisi, vücudun doğal iyileşme sürecini desteklemek ve hastalıkların semptomlarını hafifletmek amacıyla kullanılmaktadır. Bilgi Al ANDUWELL4 PRO Terapi Sistemi Anduwell Teknolojisi; bütüncül etkileri destekleyen “anduwell yatağı”, boyun sırt ve ayak tabanı için “derin infraruj”, kişiyi oldukça rahatlatan “eleve pozisyon”, karın bölgesinde incelmeyi destekleyen “anduwell kemeri” ve somatik duyu sisteminde etki mekanizmasıyla bedene bütünsel katkı sağlayan “refleksoloji ünitesi”nin bir araya getirildiği ve kullanıldığı teknoloji harikası bir buluştur. Bilgi Al Önce İhtiyacın Olanı Belirleyelim! Her insan farklıdır ve her insanın destek alması gereken farklıdır. Kişisel sağlık hedeflerinizi belirleyerek size en uygun beslenme protokolünü planlayalım. Yaşam kalitenizi optimize etmek ve bedeninizi en doğru şekilde desteklemek için profesyonel bir adım atın. Online Diyet Beslenme verilerinizi ve gelişim tablolarınızı dijital ortamda titizlikle takip ettiğimiz, kişisel tercihlerinize ve sağlık profilinize uyarlanmış interaktif beslenme programı. Obezite ve Kilo Yönetimi Besinlerle olan ilişkinizi tıbbi bulgular ve psikolojik farkındalık ekseninde yeniden inşa eden, bedensel algınızı ve beslenme alışkanlıklarınızı profesyonel bir hassasiyetle yöneten bütünsel rehberlik. Bireysel Danışmanlık Kan bulgularınız ve yaşam tarzınızla şekillenen, sağlık öykünüze göre kişiselleştirilmiş size özgü beslenme yönetimi. Hastalıklarda Beslenme Hastalık öykünüzü ve metabolik ihtiyaçlarınızı merkeze alarak, ilaç-besin etkileşimlerini de gözeten, size özgü tasarlanmış klinik beslenme rehberliği. Sporcu Beslenmesi Vücut kompozisyonunuzu, tıbbi öykünüzü ve branşınıza özgü besin ihtiyaçlarınızı merkeze alarak, atletik potansiyelinizi en üst seviyeye çıkaran kişiselleştirilmiş beslenme planlaması. Kurumsal Danışmanlık Çalışanlarınızın verimliliğini yönetirken, beslenme alışkanlıklarını da değerlendirdiğimiz diyet raporlarımızı kurum kültürünüzle organize edelim. Hesaplamalar Kişiselleştirilmiş beslenme protokollerinin oluşturulması sürecinde, metabolik parametrelerin doğru analizi esastır. Bu doğrultuda sisteme entegre edilen dijital sağlık araçları; günlük kalori ve makrobesin (protein, karbonhidrat, yağ) gereksinimleri, metabolik yaş ölçümleri ve besinlerin detaylı kalori profilleri bilimsel normlara uygun olarak analiz edilebilmektedir. Hangi Besin Kaç Kalori? Günlük Alınan Kalori Hesaplama Metabolik Yaş Hesaplama Hangi Besin Kaç Kalori? Kalori Hesaplama ve Besin Değerleri Besinlerin kalori değerlerinin ötesine geçerek karbonhidrat, protein ve yağ oranlarını analiz eden, porsiyon kontrolü ve bilinçli gıda tercihleri için tasarlanmış geniş kapsamlı veri tabanı. Hesapla Günlük Alınan Kalori Hesaplama Yaş, cinsiyet ve hareketlilik verileriniz ışığında vücudunuzun günlük yakıt gereksinimini hesaplayan, beslenme programınızın enerji sınırlarını bilimsel standartlara göre belirleyen rehber ölçüm. Hesapla Metabolik Yaş Hesaplama Bazal metabolizma hızınızın kendi yaş grubunuzdaki ortalama verilerle kıyaslanarak, vücudunuzun biyolojik olarak ne kadar genç ve verimli çalıştığını saptayan performans analizi. Hesapla ONLINE DİYET Modern yaşamın yoğun temposunda kendinize ve sağlığınıza vakit ayırmakta zorlanıyor musunuz? İş hayatının koşturmacası arasında diyetisyen randevularına gitmek imkansız görünse de, çözüm artık çok daha pratik. Zaman ve mekan sınırlarını kaldıran Online Diyet sistemi ile sağlığınızı ertelemek zorunda değilsiniz. İhtiyacın olan ister pratik ve besleyici tarifler, ister bir sağlık sorunu için uzman desteği olsun; sana özel planlamalarla hedeflerine ulaşman için buradayım Ayrıntılı Bilgi Blog Sağlıklı yaşamın temelini oluşturan beslenme; sadece gıda alımı değil, vücudun biyolojik dengesini koruma sanatıdır. Bu platformda, karmaşık bilgi kirliliğinden uzak, güncel araştırmalar ve kanıtlanmış beslenme stratejileriyle yaşam kalitenizi artıracak sürdürülebilir rehberleri keşfedebilirsiniz. Ankilozan Spondilitte Beslenme Yönetimi ve Bütünsel Yaklaşım Ankilozan Spondilit (AS), öncelikle aksiyal iskeleti etkileyen, kronik, inflamatuar ve otoimmün karakterli bir hastalıktır. Etyolojisinde genetik yatkınlığın (HLA-B27 geni) yanı sıra çevresel faktörlerin de rol oynadığı bilinmektedir. Son yıllarda yapılan çalışmalar, beslenme alışkanlıklarının ve bağırsak mikrobiyotasının, hastalığın aktivitesi (hastalık alevlenmeleri) ve sistemik enflamasyon üzerinde doğrudan etkili olduğunu göstermektedir. Devamını Oku Triatlon Sporcularında Beslenme Stratejileri ve Metabolik Yönetim Triatlon, dışarıdan bakıldığında yüzme, bisiklet ve koşudan oluşan üç aşamalı bir dayanıklılık testi gibi görünse de, bu spora gönül veren tecrübeli atletler gerçeğin çok daha farklı olduğunu bilirler. Triatlon aslında dört disiplinden oluşur: Yüzme, Bisiklet, Koşu ve Beslenme. Ve çoğu zaman, kürsüye çıkanla yarışı bırakmak (DNF) zorunda kalan arasındaki farkı belirleyen, ne kadar hızlı koştukları değil, bu dördüncü disiplini ne kadar iyi yönettikleridir. Devamını Oku Yeni Nesil Zayıflama İlaçları(İğneleri): Etkileri, Riskleri ve Bilinmesi Gerekenler Son yıllarda tıp dünyasında ve sosyal medyada sıkça duyduğumuz Ozempic, Saxenda ve Mounjaro gibi isimler, sadece popüler birer zayıflama trendi değil, obezite tedavisinde yaşanan bilimsel bir paradigma değişikliğinin temsilcileridir. Tıp literatüründe GLP-1 Reseptör Agonistleri (veya Mounjaro örneğinde olduğu gibi dual agonistler) olarak bilinen bu ilaç grubu, kilo kontrolüne bakış açımızı kökten değiştirmiştir. Devamını Oku Instagram'da takip edin: @dyt.furkanbbayraktar Daha Fazla Yükle

  • İnsülin Direnci Testi | Furkan Büyükbayraktar

    İnsülin direnci, kas, yağ ve karaciğer gibi hedef dokuların insülin hormonuna karşı duyarlılığını kaybetmesiyle ortaya çıkan metabolik bir bozukluktur İnsülin Direnci Nedir? İnsülin Direnci (HOMA-IR) Nasıl Hesaplanır? İnsülin direnci, kas, yağ ve karaciğer gibi hedef dokuların insülin hormonuna karşı duyarlılığını kaybetmesiyle ortaya çıkan metabolik bir bozukluktur. Bu dokular, insüline gerektiği şekilde yanıt veremez hale geldiğinde, glukoz (kan şekeri) hücreler tarafından yeterince alınamaz ve bu da kanda glukoz seviyelerinin yükselmesine yol açar. Bu patolojik durum, yani insülin direnci, genellikle yüksek miktarda karbonhidrat içeren ve uzun vadede beslenme alışkanlığına dönüşen besinlerin aşırı tüketimiyle ilişkilidir. Özellikle şekerli yiyecekler, beyaz unla yapılmış hamur işleri, ekmek, makarna ve pirinç gibi besinler risk faktörüdür. Normal şartlarda insülin, kandaki glukoz düzeylerini düzenleyen hayati bir hormondur. Ancak insülin direnci geliştiğinde, hücreler insüline yanıt veremez ve glukoz hücre içine giremeyerek kanda birikmeye başlar. Bu durum yalnızca kan şekeri dengesini bozmakla kalmaz, aynı zamanda zaman içinde tip 2 diyabetin gelişimine zemin hazırlar. Ayrıca karaciğerde yağlanmaya neden olabilir ve kalp ile beyin gibi yaşamsal organlar üzerinde ciddi etkiler yaratarak kalp krizi ve felç gibi hayati riskler doğurabilir. İnsülin Direnci (HOMA-IR) Testi Nedir? İnsülin direnci, vücudun salgıladığı insüline yeterince yanıt verememesi durumudur ve genellikle belirti vermeden ilerler. Bu durumu erken dönemde saptamak için en sık kullanılan yöntemlerden biri HOMA-IR testidir. HOMA-IR (Homeostatik Model Değerlendirmesi), kişinin açlık kan şekeri ve açlık insülin düzeylerinden yola çıkılarak hesaplanan bir değerdir. Bu test sayesinde pankreasın ne kadar insülin üretmek zorunda kaldığı ve hücrelerin bu insüline ne kadar yanıt verebildiği değerlendirilir. Yani, vücudun kan şekerini dengelemek için ne kadar “fazla çaba” harcadığını gösterir. Testin yapılabilmesi için kişinin en az 8 saatlik açlık sonrası kan örneği vermesi gerekir. Açlık kan şekeri (mg/dL) ve açlık insülin (µU/mL) değerleri ölçüldükten sonra, aşağıdaki formül kullanılarak HOMA-IR değeri hesaplanır: HOMA-IR = (Açlık insülin × Açlık glukoz) / 405 Bu formülün sonucunda elde edilen sayı, vücutta insülin direnci olup olmadığını gösterir. Değer ne kadar yüksekse, hücrelerin insüline olan direnci o kadar fazladır. HOMA-IR Değeri Kaç Olmalı? Genel kabul gören değerlere göre: HOMA-IR < 2.5 → Normal HOMA-IR ≥ 2.5 → İnsülin direnci varlığı açısından şüpheli HOMA-IR > 3.0 → İnsülin direnci yüksek olasılıkla mevcut Ancak bu değerler kişisel değişkenlere göre yorumlanmalıdır. Yaş, cinsiyet, vücut kitle indeksi (BMI), hormonal durumlar ve diğer sağlık parametreleri, HOMA-IR düzeyini etkileyebilir. Bu nedenle yalnızca sayısal sonuca değil, genel sağlık durumuna bakarak değerlendirme yapılmalıdır. Neden Önemlidir? Yüksek HOMA-IR değeri, yalnızca insülin direncini değil; tip 2 diyabet, metabolik sendrom, karaciğer yağlanması, polikistik over sendromu (PCOS) gibi hastalıklar açısından da erken uyarı niteliğindedir. Bu nedenle HOMA-IR testi, koruyucu sağlık yaklaşımı içinde çok önemli bir yere sahiptir. HOMA-IR Yüksekse Ne Yapılmalı? Eğer HOMA-IR değeriniz yüksek çıkarsa, bu durumu düzeltmek için atılacak adımların başında yaşam tarzı değişiklikleri gelir: Beslenme düzeninin gözden geçirilmesi (şeker ve rafine karbonhidratlardan uzak durulması) Düzenli fiziksel aktivite (haftada en az 150 dakika yürüyüş veya egzersiz) Stres yönetimi ve kaliteli uyku Gerekirse tıbbi destek ve uzman yönlendirmesi Erken fark edilen insülin direnci, bu tür önlemlerle kontrol altına alınabilir ve ileride oluşabilecek daha ciddi sağlık sorunları önlenebilir. İnsülin Direncinin Belirtileri Nelerdir? İnsülin direnci, çoğu zaman sinsice ilerleyen bir sağlık sorunudur. Erken evrelerinde genellikle belirgin semptomlar göstermez, bu nedenle pek çok kişi farkında olmadan uzun süre bu durumla yaşayabilir. Belirtiler ortaya çıksa bile, çoğu zaman başka hastalıklarla karıştırılabilir. En sık karşılaşılan belirtiler şunlardır: Karın çevresinde yağlanma: Göbek bölgesinde inatçı yağ birikimi, insülin direncinin en yaygın fiziksel göstergelerindendir. Yemek sonrası aşırı yorgunluk ve uyku hali: Özellikle karbonhidrat ağırlıklı öğünlerden sonra gelen halsizlik hissi, glukozun hücrelere yeterince girememesinden kaynaklanabilir. Sık acıkma ve tatlı isteği: Kan şekeri seviyelerindeki ani düşüşler, kısa sürede yeniden yeme ihtiyacı doğurabilir. Kilo vermede güçlük: Sağlıklı beslenme ve egzersize rağmen kilo verememek, insülinin yağ yakımını zorlaştırmasından kaynaklanabilir. Ciltte koyulaşma: Boyun, koltuk altı veya kasık gibi bölgelerde ortaya çıkan koyu renkli, kadifemsi lekeler (akantozis nigrikans), yüksek insülin düzeylerinin cilt üzerindeki etkisi olabilir. Konsantrasyon eksikliği: Halk arasında “beyin sisi” olarak bilinen odaklanma zorluğu da yaygın bir şikâyettir. Adet düzensizlikleri: Kadınlarda hormon dengesizliğine bağlı olarak adet döngüsünde bozulmalar görülebilir. Enerji düşüklüğü ve gün boyu yorgunluk hissi Yüksek tansiyon Kan tahlillerinde açlık glukozu ve insülin seviyelerinde yükseklik İleri evrelerde, bu tabloya sık idrara çıkma, aşırı susama ve gece uyanmaları gibi klasik diyabet belirtileri de eklenebilir. İnsülin direncinin belirtileri çoğu zaman başka sağlık sorunlarının semptomlarıyla benzerlik gösterdiğinden, yalnızca gözlemlerle tanı koymak mümkün değildir. Bu nedenle, özellikle risk grubundaki bireyler için düzenli kan testleri (örneğin açlık glukozu, açlık insülin seviyesi ve HOMA-IR hesaplaması) büyük önem taşır. İnsülin Direnci Neden Gelişir? İnsülin direncinin gelişmesinde birçok faktör etkili olabilir. Genetik yatkınlık önemli bir temel oluştururken, modern yaşamın getirdiği sağlıksız alışkanlıklar bu süreci hızlandırabilir. Başlıca nedenler şunlardır: Genetik faktörler: Ailede diyabet ya da insülin direnci öyküsü olan bireylerde risk daha yüksektir. Karın bölgesinde yağ birikimi: Viseral yağ dokusu, hücrelerin insüline karşı duyarlılığını azaltır. Fiziksel hareketsizlik: Düzenli egzersiz eksikliği, insülinin hücrelere etkili şekilde ulaşmasını zorlaştırır. Rafine karbonhidrat ve şeker ağırlıklı beslenme: Beyaz un, şekerli yiyecekler ve işlenmiş gıdaların aşırı tüketimi kan şekerinde ani yükselmelere yol açar. Kronik stres: Sürekli yüksek kortizol seviyesi, insülin dengesini olumsuz etkiler. Yetersiz uyku: Uyku düzenindeki bozulmalar hormonal dengeyi altüst eder. Yaşın ilerlemesi: İleri yaş, metabolizmanın yavaşlamasıyla birlikte insülin hassasiyetinde azalma riskini artırır. Kronik inflamasyon: Düşük dereceli iltihabi süreçler hücrelerin insüline karşı direncini artırabilir. Hormonal bozukluklar: Özellikle Polikistik Over Sendromu (PCOS) gibi durumlar insülin direnciyle doğrudan ilişkilidir. Alkol ve sigara kullanımı D vitamini eksikliği İnsülin direnci, önlem alınmadığında tip 2 diyabet, karaciğer yağlanması, kalp hastalıkları ve hormonal dengesizlikler gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle risk faktörlerinin farkında olmak ve yaşam tarzını buna göre düzenlemek hayati önem taşır. İnsülin Direnci Olan Biri Ne Yapmalı? İnsülin direnci, yaşam tarzı değişiklikleriyle kontrol altına alınabilir. İşte yapmanız gerekenler: Sağlıklı Beslenme: Düşük glisemik indeksli gıdalar (tam tahıllar, sebzeler) tercih edin. Şekerli ve rafine karbonhidratlardan kaçının. Sağlıklı yağlar (zeytinyağı, avokado) ve protein kaynaklarına yönelin. Düzenli Egzersiz: Haftada en az 150 dakika aerobik egzersiz yapın. Kas güçlendirme egzersizleri de yaparak insülin duyarlılığını artırın. Stresi Azaltın: Meditasyon, yoga gibi rahatlatıcı aktivitelerle stresi yönetin. Uyku Düzenine Dikkat Edin: Her gece 7-8 saat kaliteli uyku almaya özen gösterin. Kilo Kontrolü: Özellikle karın bölgesindeki yağları azaltmaya çalışın. Düzenli Kontroller: HOMA-IR ve kan şekeri testleriyle insülin direncini takip edin. Sigara ve Alkolü Azaltın: Sigara içmeyin ve alkol tüketimini sınırlayın. Sonuç İnsülin direnci, yaşam tarzı değişiklikleriyle yönetilebilir ve ilerlemesi engellenebilir. Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, stres yönetimi ve uyku düzenine dikkat edilerek bu durumun etkileri azaltılabilir. Ayrıca, düzenli sağlık kontrolleri ile insülin direncinin seviyesi takip edilmeli ve gerektiğinde uzman desteği alınmalıdır. Sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemek, insülin direncini yönetmenin anahtarıdır.

  • Hastalıklarda Beslenme| Diyetisyen Furkan Büyükbayraktar - Amasya

    Pek çok çalışma, sağlıklı beslenmenin yaşam beklentisi, yaşam kalitesi, hastalıkların önlenmesi ve tedavisinde çok önemli bir rol oynadığını kanıtlamıştır. Kurumsal Beslenme Danışmanlığı Programı, geleceğin en önemli yatırımlarından biridir. Kurumsal Beslenme Danışmanlığı'nda şirket yöneticilerinin Hastalıkların yaygınlaşmasının önlenmesi ve tedavisinde doğru şekilde beslenmenin önemi her geçen gün artmaktadır. Hastalıklardaki başarıyı sağlayan faktörlerin başında doğru teşhis ve doğru beslenme tedavisi gelmekte ve yaşam boyu sürmektedir. Mevcut hastalıkların birçoğunun temelinde ne yazık ki beslenme bozukluğu yatmaktadır. Hastalıklar vücudumuzda birçok nedene bağlı ortaya çıkabilir. Temelde sağlıksız beslenme olduğunda hastalığın olumsuz etkileri vücutta çok daha hızlı ilerler. Bu yüzden her hastalıkta sağlıklı beslenmek oldukça önemlidir. Bireylerde ağırlık yönetimi, yeme bozuklukları, kardiyovasküler hastalıklar, hipertansiyon, diyabet, kanser, gastrointestinal sistem hastalıkları, böbrek hastalıkları, nörolojik hastalıklar hastalıklarda, hastalığa uygun beslenme tarzı bir tedavi şeklidir, kaçınılmazdır. HASTALIKLARDA BESLENME Hastalıklara Göre Beslenmenin Önemi Yaşam kalitesini düşüren beslenme sorunlarının en aza indirilmesi veya tamamen çözümlenmesi , kötü beslenmeye bağlı olarak gelişebilecek kronik hastalıkların önlenmesine yönelik yaşam biçiminin iyileştirilmesi, çevre koşullarının düzeltilmesi ve geliştirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Doğru beslenme, metabolik hastalıklardan korunmanın ve sağlıklı yaşamın ön koşullarından biridir. Yapılan araştırmalarda, fiziksel aktivite artışı ve beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi ile Tip 2 diyabetin % 30-50 oranlarında önlenebileceği kanıtlanmıştır. Ayrıca, dislipidemi ve hipertansiyondan primer ve sekonder korunmada medikal beslenme tedavisi vazgeçilmez bir unsurdur. Beslenme bilimindeki son gelişmeler; diyetin, sadece optimal sağlığın oluşumu ve gelişiminde değil, dengesiz beslenmeye bağlı şişmanlık ve diyete bağlı kardiyovasküler hastalıklar, kanser, tip 2 diyabet, osteoporoz gibi kronik hastalık riskini azaltmada da potansiyel bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Günümüzde diyete bağlı kronik hastalıkların; ölümlerin %60’ında, hastalıkların % 46’ sında temel neden olduğu belirtilmekte ve 2020 yılında gelişmekte olan ülkelerde görülen toplam ölümlerin %71’inin iskemik kalp hastalıkları, %75’inin inme, %70’inin diyabet nedeniyle olacağı öngörülmektedir . Hastalıklara Göre Beslenmenin Önemi Herhangi bir nedenle herhangi bir hastalık ortaya çıkarsa, iştahı doğrudan etkiler. Genelde kişi iştahını kaybeder ve yemek yemekten kaçınır. Bu sağlık açısından yanlış bir davranıştır. Özellikle hastalık dönemlerinde vücudun bağışıklık sistemini güçlendirecek şekilde yemek yemek çok önemlidir. Vitamin ve mineral takviyesi yapmak, bağırsakları zorlayan gıdalardan kaçınmak hastalık sırasında veya sonrasında konforu artırır Ayrıca hastalığın iyileşme süresini de kısaltır. Her hastalığın kendine özgü bir beslenme düzeni bulunur. Hastalığın türüne ve etkisinin derecesine bağlı olarak yeme alışkanlıklarını değiştirmek, olumlu bir yaklaşım olacaktır. Tüm tedavi süresi boyunca hasta kişi vücudunu desteklemelidir. Ancak bu şekilde rahat ve kısa bir iyileşme sürecine sahip olabilir. Sağlıklı beslenme alışkanlıklarını sadece hastalık döneminde oluşturmak yanlıştır. Hastalık ortaya çıkmadan sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinirseniz, hastalığı önleyebilirsiniz. Kısacası sağlıklı beslenme, düzenli beslenme ve kaliteli beslenmeye yaşam boyu ihtiyaç duyulmaktadır. Ayrıntılı bilgi almak ister misiniz? Hastalığınıza özel beslenme programıyla yaşam kalitenizi arttırın, hayatınızın seyrini değiştirin. Detaylı bilgi almak için; İletişime Geç

  • Bireysel Beslenme Danışmanlığı | Diyetisyen Furkan Büyükbayraktar - Amasya

    Pek çok çalışma, sağlıklı beslenmenin yaşam beklentisi, yaşam kalitesi, hastalıkların önlenmesi ve tedavisinde çok önemli bir rol oynadığını kanıtlamıştır. Kurumsal Beslenme Danışmanlığı Programı, geleceğin en önemli yatırımlarından biridir. Kurumsal Beslenme Danışmanlığı'nda şirket yöneticilerinin “Sağlıklı birey”, Dünya Sağlık Örgütü tarafından bedenen, ruhen ve sosyal yönden sağlıklı olan birey olarak tanımlanır. “Beslenme” ise sağlığın korunması ve sürdürülmesi için besinlerin kullanılmasıdır. Günümüzde yapılan birçok çalışma göstermektedir ki, yeterli, dengeli ve doğru beslenme beden sağlığı kadar ruh sağlığını da etkiler. “Bireysel beslenme danışmanlığı” sistemimizin içinde, tamamiyle size özgü beslenme programınız hazırlanır. Bu beslenme programı hazırlanırken kan bulgularınız, beslenme alışkanlıklarınız, yaşam tarzınız, besin tercihleriniz, sağlık problemleriniz, tıbbi öykünüz dikkate alınır. Bu beslenme programı, her hafta, vücut bileşim analizinizdeki (yağ dokusu, kas dokusu, ödem varlığı gibi) değişim, istekleriniz ve sosyal programınız doğrultusunda güncellenir. Her görüşmede, beslenme bilgi düzeyinizi bir adım ileri taşıyacak beslenme sohbeti yapılır, merak ettiğiniz sorular yanıtlanır. Bu sayede, davranış değişikliğine, edindiğiniz beslenme bilgilerini içselleştirmeye dönük süreciniz başlamış olur. Çünkü, tüm bilimsel araştırmalar der ki; kişi ne kadar zayıflarsa zayıflasın, davranış değişikliği sağlayamadığı sürece ulaştığı ideal vücut ağırlığını koruyamaz. BİREYSEL BESLENME DANIŞMANLIĞI BESLENME DANIŞMANLIĞI Ön görüşme Uygulanabilir bir beslenme programı kişileri yakından tanımakla oluşturulabilir. Bu nedenle danışanları yakından tanımak için ücretsiz bir ön görüşme yapılır. Bu ön görüşme sırasında kişilerin sağlık durumları ve beslenme alışkanlıkları saptanır. Vücut Analiz ve Raporu Programa başlamaya karar veren danışanlarımıza vücut analizi yapılır ve ayrıntılı olarak değerlendirilerek hangi programı istedikleri konusunda yol haritası çizilir. Daha sonra gerekli kan tahlillerinin yapılması ve bir sonraki görüşme için Randevu verilir. Kişiye Özel Beslenme Programı Randevularına göre gelen danışanlarımıza; Vücut analiz sonuçları, ön görüşmede aldığımız bilgiler ve kan tahlili sonuçlarınız ışığında beslenme programınız düzenlenir. “Sağlıklı birey”, Dünya Sağlık Örgütü tarafından bedenen, ruhen ve sosyal yönden sağlıklı olan birey olarak tanımlanır. “Beslenme” ise sağlığın korunması ve sürdürülmesi için besinlerin kullanılmasıdır. Bireysel beslenme danışmanlığı ile; Ağırlık ile ilgili (kilo verme, kilo alma) programlarımızda, danışanlarımızla genellikle haftada bir görüşmekteyiz. Özel durumlarda, hamilelik, emziklilik döneminde beslenme gibi durumlarda veya hastalıklarda beslenme danışmanlıklarında bu sıklık ayda bire kadar düşmektedir. Ancak bu kontrollerin çok önemli olduğunu ve kontrollerinizi aksatmamanızın çok önemli olduğunu unutmayalım. Bireysel Beslenme Danışmanlığı ile size yardımcı olabileceğim alanlar; Hastalıklarda Beslenme Beslenme Bozuklukları Sporcu Beslenmesi Online Diyet Kilo Alma Kilo Verme Ayrıntılı bilgi almak ister misiniz? En sağlıklı beslenme şeklinin bireye özgü, sürdürülebilir, ulaşılabilir ve uygulanabilir olması gerektiği unutulmamalıdır. Tüm bunların sonucunda motivasyonunuz artarak diyetinizden verim almanız kolaylaşacaktır. Bu nedenle hedeflediğiniz sonuçlara en sağlıklı şekilde ulaşabilmek ve diyetinizi bir yaşam şekli haline getirebilmek için detaylı bilgi alın; İletişime Geç

  • Anamnez Form | Furkan Büyükbayraktar

    Diyetisyen Furkan Büyükbayraktar Anamnez Form Doldurmak İçin Beslenme Anamnez Formu Bu form ile sizin beslenme alışkanlıklarınıza ve hayatınıza uygun bir beslenme programı hazırlıyoruz. Her hafta ilerlemeye göre değişiklik yaparak ve aklınıza takılan her soruyu cevaplayarak motivasyonunuzu artırıyoruz. Ayrıca kilo verme durumunuzu değerlendirerek gerekli görülen değişiklikleri sizinle birlikte planlanıyoruz. Diyette kaçamak yapmaktan korkmadan, sizi düzenli takip ederek kaçamaklarınızı keyifli hale getirip nasıl dengeleyeceğinizi anlatıyoruz. Son 1 ay içinde yaptırmış olduğunuz yağ-kas ölçümünüz varsa bize gönderebilirsiniz. Size en uygun diyet programını hazırlayabilmemiz için başvurunuzu yaptıktan sonra aşağıdaki tahlilleri info@furkanbuyukbayraktar.com adresine adınızı yazarak göndermeniz gerekmektedir. Kişisel Bilgiler Ad Soyad E-posta Telefon Doğum Günü * required Cinsiyet Bir seçim yapın Bel Çevresi Kalça Çevresi Kilo Meslek Başvuru Amacınız Devam

  • EMS (Elektriksel Kas Uyarımı) Amasya | Furkan Büyükbayraktar

    Elektriksel kas uyarımı anlamına gelen EMS, belirli kasları ve sinirleri harekete geçirmek için kaslara elektriksel uyarılar göndermeyi amaçlayan bir yöntemdir. EMS yöntemi sayesinde kan akışı teşvik edilir ve kaslar elektriksel olarak uyarılır. Bu uyarılar kaslara gönderilir ve aslında kasların güçlendirilmesi amaçlanır. Amasya EMS (Elektriksel Kas Uyarımı) Elektriksel kas uyarımı anlamına gelen EMS, belirli kasları ve sinirleri harekete geçirmek için kaslara elektriksel uyarılar göndermeyi amaçlayan bir yöntemdir. EMS yöntemi sayesinde kan akışı teşvik edilir ve kaslar elektriksel olarak uyarılır. Bu uyarılar kaslara gönderilir ve aslında kasların güçlendirilmesi amaçlanır. Bununla birlikte EMS sayesinde kas gelişimi teşvik edilir, metabolizma hızlanır ve genel vücut sağlığına katkıda bulunulmuş olur. Ayrıca EMS yöntemi ile bölgesel zayıflama da sağlanabilir. EMS Nasıl Çalışır? EMS, elektriksel uyarımda, nöronal mesajların hareketini simüle etmek için elektrik darbeleri kullanılır. Bu ılımlı elektrik akımları kasları veya sinirleri hedef alır. Kas iyileşmesi için elektriksel uyarım tedavisi, hedeflenen kasların onlara sinyaller göndererek kasılmasına neden olur. Kan akışı, tekrarlayan kas kasılmaları sonucunda iyileşir ve bu da özellikle yaralı kasların yenilenmesine yardımcı olur. Bu kaslar sık sık germe ve gevşeme döngüleri sonucunda güç kazanır. . EMS sitemi ile zayıflama, uygun bir diyetin de eklenmesi ile sağlıklı bir vücut için tercih edilen bir yöntemdir. Araştırmalar, EMS eğitiminin vücut kompozisyonunu iyileştirdiğini ve aynı zamanda gerilimi azalttığını açıkça gösteriyor. Ayrıca, üretilen akımlar insan beyni tarafından kendiliğinden üretilenlerle aynı frekansa sahip olduğundan, tamamen güvenli bir prosedürdür. Eklemleri zorlamadığı için bu tür egzersizler hem sporcular hem de fiziksel olarak aktif olmayanlar tarafından kullanılabilir. EMS sistemi, her yaştan ve zindelik seviyesinden insan için güvenli ve etkilidir. Eklemlerinize karşı naziktir bu açıdan hassas olunması gereken kişilerde de kullanılabilir. Sürdürülebilir Sağlık, Daha Az Stres, Sonuç DAHA HIZLI FARK EMS zayıflama konusunda destekleyici bir rol oynar. Ancak, tek başına bir çözüm değildir. Düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenme ile kombinlendiğinde, kilo kaybı sürecine katkı sağlar. EMS, kasları çalıştırarak metabolizmayı hızlandırır ve yağ yakımını destekler. Bu, kilo verme sürecinin daha verimli ve etkili olmasını sağlar. SONUÇ EMS öncesi sonrası sonuçları kişiden kişiye değişir. Genellikle, düzenli kullanım ile birkaç hafta içinde kas tonusunda ve gücünde belirgin iyileşmeler gözlemlenir. Ancak, optimum sonuçlar için birkaç aylık düzenli uygulamalar önerilir. Kişinin genel sağlık durumu, beslenme alışkanlıkları ve egzersiz rutini, EMS’nin etkisini gösterme süresini etkileyebilir. Yan Etkisi Var Mıdır? EMS, uzun yıllar boyunca sağlık sektörünün fizik tedavi alanında kullanılmış ve hala da kullanılmaya devam eden bir sistemdir. Motor sinirlerin uyarılması neticesinde kas kasılmalarının arttığı bu sistemle kanıtlanmış ve sağlık sektöründe etkin bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Kullanılan bu EMS sistemi, ayarlanabilir ve ölçümlenebilir akımlar sayesinde kişiye uygun olarak verilmektedir. Ancak kalp rahatsızlığı yaşayan kişilerin doktor raporu ile EMS antrenmanına başlaması gerekmektedir. Bu sayfada verilen her türlü bilgi sadece aydınlatma amaçlıdır. Söz konusu bilgiler kişileri enforme etmek amaçlı olup, sağlık hizmeti değildir. Aktardığımız bilgiler, tavsiye niteliğinde olup, reçete ya da tedavi yöntemlerinizi değiştirmeye yönelik protokoller değildir. Tanı ve tedavi mutlaka bir doktor tarafından yapılması gereken son derece ciddi bir işlemdir. Her türlü hastalık ve tedavi gerektiren sorunlarınız için lütfen doktorunuza danışınız. EMS ile İlgili Önceden Bilmeniz Gerekenler: Daha önce de belirtmiş olduğumuz gibi EMS sistemi yağ yakılmasında son derece etkili ve hızlı bir yöntem olarak bilinmektedir. Atp Depolarını hızlı boşaltarak yağ yakım sürecini etkili bir şekilde hızlandırmaktadır. Vücutta kritik öneme sahip olan tüm kas gruplarına doğrudan etki etme özelliği bulunmaktadır. Bu özelliği sayesinde duruş bozukluğu bulunan kişilerde tedavi amaçlı olarak kullanılabilmektedir. Düzenli bir şekilde ve doğru yöntemler izlenerek kullanıldığı takdirde duruş bozukluğunu ortadan kaldırmaya yardımcı olduğunu söylemek mümkündür. EMS, ana kas gruplarına doğrudan etki ederek kas yapılmasına yardımcı olur. EMS, kas ağrılarını hafifletir ve kasların rahatlamasına yardımcı olur. EMS, kasların daha rahat çalışmasını ve kas ağrılarının azalmasını sağlar. Bu, özellikle yoğun egzersiz sonrasında kaslarda oluşan ağrıları hafifletmek için faydalıdır. Selülit günümüzde özellikle de kadınların sıkça şikayetçi olduğu bir durum olarak öne çıkmaktadır. EMS sistemi sayesinde selülitlerin ortadan kaldırılması ve buna bağlı olarak oluşan estetik kaygıların giderilmesi mümkündür. Bu nedenle birçok kişi bölgesel olarak EMS sistemini kullanmaktadır. EMS cihazı, kasların çalışmasını teşvik ederek kan dolaşımını artırır. Bu, dokulara daha fazla oksijen ve besin maddesi taşınmasını sağlar, bu da kasların iyileşmesine ve toparlanmasına yardımcı olur. Ücretsiz Ön Görüşme Muayene İletişime Geç Sistem hakkında daha fazla bilgi alabilir ve ücretsiz ön görüşme talep edebilirsin. Bunun için aşağıdaki bağlantıdan randevu almanız yeterlidir. İletişime Geç

  • Anduwell 4 Pro Amasya | Furkan Büyükbayraktar

    Amasya Anduwell 4 Pro - Diyetisyen Furkan Büyükbayraktar Amasya ANDUWELL4 PRO Wellness Sistemi ANDUWELL 4 PRO ile doğru zamanda, doğru yere, uygun yöntemle uygulanan titreşimlerle dengeyi yakalayın! Bütünsel etkiler barındıran Anduwell Teknolojisi’ni, iyilik halinin korunmasına ve sürdürülebilir olmasına yönelik bir teknoloji olarak görmek gerekir. Bu bağlamda Anduwell Teknolojisi; vücudun bütüncül olarak rahatlaması, zindelik halinin yükseltilmesi, metabolizmanın, lenfatik sistemin ve mikrosirkülasyonun düzenlenmesi, sinir sisteminin dengelenmesi gibi durumları destekleyicidir. Sonuç olarak Anduwell wellness; cinsiyet, yaş, ırk gözetmeden herkese uygulanabilir ve kelimenin tam anlamıyla yaşamınız boyunca “yol arkadaşınız” olabilir. Anduwell Teknolojisi; bütüncül etkileri destekleyen “anduwell yatağı”, boyun sırt ve ayak tabanı için “derin infraruj”, kişiyi oldukça rahatlatan “eleve pozisyon”, karın bölgesinde incelmeyi destekleyen “anduwell kemeri” ve somatik duyu sisteminde etki mekanizmasıyla bedene bütünsel katkı sağlayan “refleksoloji ünitesi”nin bir araya getirildiği ve kullanıldığı teknoloji harikası bir buluştur. Bu sistem, günümüz insanının en temel sorunlarından biri olan hareketsizliğin de en rasyonel çözümlerinden biri olabilir. TİTREŞİM BİLİMİ Titreşimler; hücresel fizyolojiyi düzenlemek amacıyla enerji alanlarının tekrar dengelenmesiyle birlikte, insan vücudunun daha iyi bir düzeyde işlev görmesi için alan oluşturabilirler. Doğru zamanda, doğru yere, uygun yöntem ile uygulanan titreşim, kişinin durumuna bir terapi gibi destekleyici olmaya başlar. Bu süreçte, frekans uygulamaları kapsamında titreşimler; mekanik, akustik ya da elektromanyetik olarak karşı tarafa aktarılabilir. Titreşim adı verilen mekanik osilasyonlar vücudumuz üzerinde olumlu etkiler bırakabilir. Örneğin; sancılanan bir bebeğin kucakta, ayakta ya da basitçe evde hazırlanan bir salıncak yoluyla sallanması, ilk başvurulan yöntemlerden biri olarak bilinir. Aslında burada yapılan şey mekanik bir titreşimdir ve şifanın ilk örneklerinden biri olarak değerlendirilebilir. Farkında olup olmadığımız daha pek çok mekanik yoldan titreşimin uygulandığı içgüdülerimiz de vardır. Yas tutan kadınların iki göğüs arasına vurmaları ya da gülmekte olan insanların kahkaha atmaları, gergin insanların bacaklarını sallayarak kendilerini sakinleştirmeleri buna örnek gösterilebilir. Titreşim terapisinde, kas iğlerinin diğer adıyla duyu reseptörlerimizin ve alfa-motor nöronlar yani iskelet kaslarımızı hareket ettiren sinir hücrelerimizin uyarılması kas kasılmasına neden olur ve elektromiyografik aktiviteyi bilinen şekliyle kaslardaki elektriksel aktiviteyi artırdığı için cilt kan akışını, oksijen tüketimini ve kas sıcaklığını da artırmayı destekler. Titreşim enerjisinin spesifik klinik ve spor rehabilitasyonunda terapötik uygulaması, giderek artan sayıda uzman tarafından olumlu değerlendirilmektedir. Mekanik titreşimlerin klinik uygulamaları çeşitli biçimlerde mevcuttur. Her uygulama şekli belirli bir etki mekanizmasına, doza sahiptir ve uygun görülen haliyle kullanılmalıdır Anduwell 4 Professional Teknolojisi Sözcük anlamı itibariyle dalga yaratma, dalgalanım anlamına gelen “ondülasyon” terimi, Anduwell Teknolojisi’nin temelini oluşturmaktadır. Anduwell terapisi; organizmanın korunma sistemlerini destekleyen mekanik vibrasyon ile kızılötesi derin ısının kombinasyonundan oluşan yeni jenerasyon, biyofiziksel bir bütüncül terapi yöntemidir. Bu yeni teknoloji, bilim insanları, farklı alanlardan akademisyenler, spor tıbbı uzmanları ve hekimlerin ortak çalışmaları ile Almanya'da geliştirilmiştir. Anduwell terapisi, vücuda dairesel ve değişken dalga boyunda vibrasyon göndermesiyle, vücutta bulunan bütün sıvıların salınımını (yani osilasyonunu) destekler. Anduwell terapi cihazı, titreşim gönderirken vücudu hareket ettirmeden kan ve lenfatik dolaşımın uyarımını destekleyen bir vibrasyona sahiptir. Cihaz çalışırken üzerine su dolu bir kap koyduğumuzda kap üzerinde bir hareket gözlenmez fakat içindeki suyun sürekli titreştiği, dalgalandığı net bir şekilde görülür. Yine aynı sebeple bir kişiyi cihaza aldığımızda vücudunda dışarıdan bir titreme göremeyiz fakat kişinin vücudunda titreşimi hissettiğini biliriz. Ayrıca beş saniyede bir değişen titreşim frekanslarını da sudaki dalgalanma görüntülerinin farklılığı ile anlayabiliriz. Anduwell Terapisi, yalnızca bir organ veya bir organ sistemi üzerinde etki göstermek yerine, organizmanın önemli fonksiyonlarının üzerinde bütüncül olarak pozitif bir etkiye katkı sağlar. Anduwell Teknolojisi; bütüncül etkileri destekleyen “anduwell yatağı”, boyun sırt ve ayak tabanı için “derin infraruj”, kişiyi oldukça rahatlatan “eleve pozisyon”, karın bölgesinde incelmeyi destekleyen “anduwell kemeri” ve somatik duyu sisteminde etki mekanizmasıyla bedene bütünsel katkı sağlayan “refleksoloji ünitesi”nin bir araya getirildiği ve kullanıldığı teknoloji harikası bir buluştur. Bu sistem, günümüz insanının en temel sorunlarından biri olan hareketsizliğin de en rasyonel çözümlerinden biri olabilir. Bütünsel etkiler barındıran Anduwell Teknolojisi’ni, iyilik halinin korunmasına ve sürdürülebilir olmasına yönelik bir teknoloji olarak görmek gerekir. Bu bağlamda Anduwell Teknolojisi; vücudun bütüncül olarak rahatlaması, zindelik halinin yükseltilmesi, metabolizmanın, lenfatik sistemin ve mikrosirkülasyonun düzenlenmesi, sinir sisteminin dengelenmesi gibi durumları destekleyicidir. Sonuç olarak Anduwell terapisi; cinsiyet, yaş, ırk gözetmeden herkese uygulanabilir ve kelimenin tam anlamıyla yaşamınız boyunca “yol arkadaşınız” olabilir. Titreşimler; hücresel fizyolojiyi düzenlemek amacıyla enerji alanlarının tekrar dengelenmesiyle birlikte, insan vücudunun daha iyi bir düzeyde işlev görmesi için alan oluşturabilirler. Doğru zamanda, doğru yere, uygun yöntem ile uygulanan titreşim, kişinin durumuna bir terapi gibi destekleyici olmaya başlar. Bu süreçte, frekans uygulamaları kapsamında titreşimler; mekanik, akustik ya da elektromanyetik olarak karşı tarafa aktarılabilir. Titreşim adı verilen mekanik osilasyonlar vücudumuz üzerinde olumlu etkiler bırakabilir. Örneğin; sancılanan bir bebeğin kucakta, ayakta ya da basitçe evde hazırlanan bir salıncak yoluyla sallanması, ilk başvurulan yöntemlerden biri olarak bilinir. Aslında burada yapılan şey mekanik bir titreşimdir ve şifanın ilk örneklerinden biri olarak değerlendirilebilir. Bu sayfada verilen her türlü bilgi sadece aydınlatma amaçlıdır. Söz konusu bilgiler kişileri enforme etmek amaçlı olup, sağlık hizmeti değildir. Aktardığımız bilgiler, tavsiye niteliğinde olup, reçete ya da tedavi yöntemlerinizi değiştirmeye yönelik protokoller değildir. Tanı ve tedavi mutlaka bir doktor tarafından yapılması gereken son derece ciddi bir işlemdir. Her türlü hastalık ve tedavi gerektiren sorunlarınız için lütfen doktorunuza danışınız. Anduwell 4 Professional, mekanik titreşimle kızılötesi derin ısının kombinasyonundan oluşan, masaj etkisiyle genel rahatlama ve gevşemeyi destekleyen, Anduwell Teknolojisi’ne dayalı, yeni jenerasyon, bütüncül bir wellness cihazıdır. Birbirinden özel 28 farklı program alt yapısına sahiptir. Kişiye özgü ihtiyaçlara yönelik sunulan 6 farklı Anduwell Andulife paket programı ve bu çerçevede uygulanabilecek 20 farklı destek programı ile geniş bir perspektifte uygulama seçeneği içerir. Cihaz, Anduwell Teknolojisi’ne özel olarak hazırlanmış yazılım uygulaması üzerinden kontrol edilmektedir. Gelişmiş özellikleri ile hem uygulama yapılan hem de kullanan kişilere pek çok avantajı bir arada sunar. . Sıkça Sorulan Sorular Anduwell Teknolojisi zayıflamada ne kadar etkilidir? Anduwell terapisinin faydalarını yalnızca zayıflamaya indirgemek doğru değildir. Elbette zayıflamayı da destekler fakat bütüncül anlamda katkıları bunun çok daha ötesidir. Söz konusu bütüncül etkilerin sürdürülmesinde yeterli ve dengeli beslenme, yeterli su tüketimi ve düzenli egzersizin de ihmal edilmemesi gerekir. Anduwell terapisi, ideal kiloya ulaşma ve bu kilonun sürdürülmesinde yukarıda sözünü ettiğimiz bütüncül yaklaşımın önemli parçalarından biri olarak değerlendirilmelidir. Teknolojinin çalışma ilkelerine dayanarak, su tutulumunun azaltılması ve su kaybıyla mücadele edilmesi noktasında destekleyici olduğunu söyleyebiliriz. Bu yolla oluşan faydaların sürdürülebilir kılınması için Anduwell terapisi uzmanı gözetiminde uzun süreli uygulama gerekebilir. Anduwell terapisinden önce ve sonra su tüketimi nasıl olmalıdır? Her zaman olduğu gibi, Anduwell terapisinin uygulandığı süreçte de yeterli su tüketimi çok önemlidir. Her bireyin aktivite derecesine, vücut ağırlığına, aldığı günlük kalori miktarına, kafein ve alkol tüketim durumuna ve mevsime göre içmesi gereken günlük su miktarı değişkenlik gösterebilir. Ancak ortalama günlük gereksinim kilogram olarak vücut ağırlığı başına 35 ila 40 mililitre su formülü ile hesaplanabilir. Aktif ve kaliteli su tüketimi için, suya hidrojen iyonları ekleyerek antioksidan özellik kazanmasını sağlayan Maximal Detox cihazı kullanılabilir. Maximal Detox yardımıyla hazırlanan hidrojenli su, seans öncesi ve sonrası tüketilebilir. Yaşam kalitesinin artmasından metabolizmanın aktivasyonuna kadar birçok destekleyici etkisinden faydalanılabilir. Ne sıklıkta uygulanmalıdır? Anduwell terapisi ne kadar düzenli uygulanırsa etki ve faydası o kadar çok olacaktır. Genel uygulamada önerilen sıklık haftada 2-3 seanstır. Ancak Anduwell terapisi uzmanı, gerekli gördüğü durumlarda seans sıklığını değiştirebilir. Seansların en az 1 gün arayla planlanması önerilir, bu öneri doğrultusunda planlanan welness süreçlerinde verim artacaktır. Uzmanlar tarafından geliştirilen Andulife Protokolleri, seansların planlanmasında büyük destek olacaktır. Anduwell ile lenf drenaj cihazı arasındaki farklar nelerdir? Lenf drenaj cihazı, kliniklerde yaygın olarak kullanılan bir cihazdır. Kişiye ince çorap giydirilerek ayaklar, bacaklar ve karın bölgesi sarılır. Isı uygulaması yoktur. Lenf drenajı, vakum etkisiyle özellikle cihazın vücutta temas ettiği bölgelerde etkili olur. Anduwell terapisinde ise lenfatik dolaşımın uyarılması, kan dolaşımının ve hücre aktivasyonunun desteklenmesi gibi farklı biyofiziksel çıktılar da oluşur. Anduwell terapisi, lenf akışını vücuttaki lenf kanallarında etkin biçimde destekler. Bu bağlamda, anduwell multisistemik etkiler üretebilir. Anduwell terapisi, kırmızı ışık ve kızılötesi derin ısının vücuda vereceği yararlı etkileri de barındırır. Anduwell uygulaması için kişinin giysisini çıkarması veya yeni bir giysi giymesi gibi uygulamalar olmadığı için hijyenik ve konforludur. Hangi yaş aralığında kullanılabilir? Anduwell terapisi için herhangi bir yaş sınırlaması yoktur. Tüm yaş gruplarında kullanılabilir. Regl döneminde uygulanabilir mi? Uygulanabilir, bir sakıncası yoktur hatta regl dönemini düzensiz veya ağrılı geçiren kişilerde rahatlama ve zindeliğin artırılması, kişiyi olumlu anlamda destekleyerek bu dönemde yaşam kalitesinin de artmasına katkıda bulunabilir. Anduwell terapisinin cilt üzerinde ne gibi etkisi vardır? Mekanik titreşimlerin ve kızılötesi ısının/ışığın cilt üzerinde meydana getirdiği kombine etki, kolajen üretimini uyarıp geliştirerek ciltteki ince çizgi ve kırışıklıkların azaltılmasına yardımcı olur. Anduwell terapisinin enerji üretimine etkisi nasıl gerçekleşir? Anduwell teknolojisi, cildimizde bulunan reseptörler aracılığıyla hücre içinde bulunan mitokondrileri dolaylı yoldan uyarmaktadır. Mitokondriler, biyolojik enerji (ATP) üretiminden sorumlu olan enerji fabrikalarıdır. Üretilen enerji, bedensel işlem ve fonksiyonlarımız için önem taşımaktadır. Ücretsiz Ön Görüşme Muayene İletişime Geç Sistem hakkında daha fazla bilgi almak ve deneme seansı için ücretsiz ön görüşme talep edebilirsin. Bunun için aşağıdaki bağlantıdan randevu almanız yeterlidir. İletişime Geç

  • Hakkımda | Amasya | Diyetisyen Furkan Büyükbayraktar

    Diyetisyen Furkan Büyükbayraktar, Amasya Diyetisyen Merhaba, ben Furkan Büyükbayraktar 1995 yılında Amasya’da doğdum. İlkokul ve lise eğitimimi burada tamamladıktan sonra 2014 yılında İstanbul’da Gelişim Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’ ne başladım. Eğitim-Öğretim sürecinde tüm bölüm stajlarını tamamlayarak mesleğime büyük bir heyecanla başladım. Kurum beslenmesi, çeşitli Özel ve devlet hastanelerin diyet mutfaklarında ve polikliniklerinde stajlarımı tamamladım. Beslenme ve diyetetik eğitimim sürecinde ve sonrasında birçok konferans, sempozyum ve kongrelere katıldım. Edindiğim bilgilerle mesleğimi yakından tanıma fırsatı buldum. Mezun olur olmaz staj yaptığım InBody Medikalde göreve başladım. Çalıştığım bu dönemde eğitimime devam etme kararı alarak İstanbul Haliç Üniversitesinde yüksek lisans eğitimine başladım. Şubat 2020 itibariyle FURKAN BÜYÜKBAYRAKTAR BESLENME VE DİYET DANIŞMANLIĞI’nı açarak en büyük hayallerimden birisine adım attım. Bugün; yüz yüze danışmanlık, kurumsal danışmanlık ve online diyetisyen olarak çalışıyorum. Sağlıklı bir yaşama başlamak, hedeflediğiniz kiloya ulaşmak, sağlık sorunlarınızı çözüp daha mutlu ve daha enerjik bir hayata merhaba demek istiyorsanız, buraya tıklayarak benimle iletişime geçebilirsiniz. Mutluluk ve Sağlıkla Diyetisyen Furkan Büyükbayraktar Randevu Al Kurslar/Sertifikalar Okul Öncesi Çocuklarda Beslenme Ve Psikoloji Semineri, 20-22 Nisan 2016, Kardelenler Eğitim Kurumları 1. İstanbul Ulusal Beslenme Ve Diyetetik Kongresi, 16-18 Nisan 2015, Haliç Üniversitesi Türkiye’de Nutri-Genetik’in 15.Yılı, 19 Mart 2017, NUGEN Obezitenin Tedavisinde Bariatrik Cerrahiye Multidisipliner Yaklaşım Paneli, 10- 13 Nisan 2017, İstanbul Bilim Üniversitesi Cerrahi Olgularda Tıbbi Beslenme Tedavisi Paneli, 19-20 Aralık 2016, İstanbul Gelişim Üniversitesi Spastik Kolit, Çölyak vb. & FODMAPS ve Ötesi Konferansı, 17 Aralık 2016, Bezmialem Vakıf Üniversitesi Teknoloji Bağımlılığı ve Obezite Okulu,20 Aralık 2015, Marmara Üniversitesi Yeşilay Kulübü ve Bezmialem Vakıf Üniversitesi Yeşilay Kulübü BAŞAK Projesi Moleküler Beslenme Sempozyumu, 3 Ekim 2016, Moleküler Beslenme Diyetisyenliği Gıda Güvenliği Sistem Sertifikasyonu, 9-13 Mayıs 2015, TSC Gıda Güvenliği Global Standartı - BRC,9-13 Mayıs 2015, TSC Gelişim Diyette 2015 Sempozyumu,19 Mayıs 2015, İstanbul Gelişim Üniversitesi Gelişim Diyette 2016 Sporcu Beslenmesi Sempozyumu,9 Mayıs 2016, İstanbul Gelişim Üniversitesi Sporcu Beslenmesi Günü,26 Aralık 2016, İstanbul Gelişim Üniversitesi 2. İstanbul Ulusal Beslenme ve Diyetetik Kongresi, 23-26 Kasım 2018, İstanbul Okan Üniversitesi 8. Ulusal Obezite Kongresi, 23-26 Kasım 2017, Türk Diyabet ve Obezite Vakfı Klinik Nütrisyon Temel Eğitimi, 24 Şubat 2018, KEPAN Koruyucu Sağlık ve Beslenme Sempozyumu, 17-18 Şubat 2018, AHEF Koruyucu Hekimlik Günleri Sempozyumu, 17-18 Şubat 2018, AHEF 7. Ulusal Sağlıklı Yaşam Sempozyumu, 12-15 Nisan 2018, Ulusal Sağlıklı Yaşam Sempozyumu Geriatri Diyetisyenliği Kursu, 12-15 Nisan 2018, Ulusal Sağlıklı Yaşam Sempozyumu ProbioCLASS - Beslenme & Prebiyotik & Probiyotik Bahar Okulu, 12-15 Nisan 2018, Ulusal Sağlıklı Yaşam Sempozyumu Obeziteye Genel Bakış ve Metabolik Cerrahi, 9 Mart 2018, İstabul Kültür Üniversitesi Sporcularda Beslenme Durumunun Değerlendirilmesi, 25-30 Nisan 2021, Nutrition Weekend Sports Takım Sporlarında Sporcu Beslenmesi ve Menü Planlama, 25-30 Nisan 2021, Nutrition Weekend Sports Sporcularda Dikkat Edilmesi Gereken Psikolojik Faktörler, 25-30 Nisan 2021, Nutrition Weekend Sports Sporda Besin Takvileri ve Ergonojik Destekler, 25-30 Nisan 2021 , Nutrition Weekend Sports İletişim 0544-475-52-75 info@furkanbuyukbayraktar.com

  • Bazal Metabolizma Hızı Hesaplama | Furkan Büyükbayraktar

    Günlük yaşamınızda hiç kıpırdamadan yalnızca nefes alıyor olsanız bile, vücudunuz enerji harcamaya devam eder. İşte bu temel enerji harcaması, "bazal metabolizma" olarak adlandırılır. Kilo yönetimi, sağlıklı beslenme programları ve genel sağlık üzerinde önemli etkileri olan bazal metabolizma, vücudun en temel enerji ihtiyacını temsil eder. Peki, bazal metabolizma tam olarak nedir, neden önemlidir ve nasıl artırılabilir? ​ Bazal Metabolizma Hızı Günlük yaşamınızda hiç kıpırdamadan yalnızca nefes alıyor olsanız bile, vücudunuz enerji harcamaya devam eder. İşte bu temel enerji harcaması, "bazal metabolizma" olarak adlandırılır. Kilo yönetimi, sağlıklı beslenme programları ve genel sağlık üzerinde önemli etkileri olan bazal metabolizma, vücudun en temel enerji ihtiyacını temsil eder. Peki, bazal metabolizma tam olarak nedir, neden önemlidir ve nasıl artırılabilir? 1. Bazal Metabolizma Nedir? Bazal metabolizma, kişinin tam dinlenme halinde, açlık durumunda ve tamamen sakin bir ortamda harcadığı minimum enerji miktarıdır. Bu enerji; kalp atışı, solunum, beyin fonksiyonları, vücut ısısının düzenlenmesi gibi temel yaşamsal faaliyetleri sürdürmek için gereklidir. Her bireyin bazal metabolizması farklı çalışır. Bu nedenle aynı kiloya sahip iki kişi bile aynı miktarda kalori yakmayabilir. Vücudun bu temel işlevleri sürdürebilmesi için gereken enerji miktarı, toplam günlük enerji harcamasının büyük bir kısmını oluşturur. 2. Bazal Metabolizma Hızını Etkileyen Faktörler Bazal metabolizma hızı (BMH), pek çok değişkene bağlı olarak değişir. İşte bu değişkenlerden bazıları: • Kas Kütlesi: Kas dokusu, yağ dokusuna kıyasla çok daha fazla enerji tüketir. Bu yüzden kas oranı yüksek bireylerin bazal metabolizma hızı da daha yüksektir. • Cinsiyet: Erkeklerin kas oranı genellikle kadınlardan daha yüksektir. Bu durum erkeklerin bazal metabolizma hızının daha yüksek olmasına yol açar. • Yaş: Yaş ilerledikçe kas kütlesi azalma eğilimindedir ve buna bağlı olarak metabolizma hızı yavaşlar. • Genetik: Kalıtsal faktörler metabolizma hızınızı etkileyebilir. • Hormonlar: Tiroid, böbreküstü bezleri ve hipofiz bezi gibi hormon salgılayan sistemlerdeki bozukluklar metabolizma hızını doğrudan etkiler. • Vücut Kompozisyonu: Boy ve kilo gibi fiziksel özellikler metabolizmanın ne kadar çalışacağı üzerinde belirleyicidir. 3. Bazal Metabolizma Hızı Nasıl Hesaplanır? Bazal metabolizma hızını hesaplamanın çeşitli yöntemleri vardır. En yaygın kullanılanlardan biri Harris-Benedict formülüdür. Bu formül, yaş, boy ve kilo gibi verilerle kişinin günlük bazal enerji ihtiyacını hesaplar; Kadınlar için: BMH = 447.6 + (9.2 × kilo) + (3.1 × boy) – (4.3 × yaş) Erkekler için: BMH = 88.4 + (13.4 × kilo) + (4.8 × boy) – (5.7 × yaş) Bu değer sadece dinlenme halindeki enerji ihtiyacınızı gösterir. Günlük yaşamda yaptığınız fiziksel aktiviteleri de hesaba katmak için aktivite katsayısı ile çarparak toplam günlük enerji ihtiyacınızı bulabilirsiniz. Aktivite katsayıları: Hareketsiz yaşam (sedanter): BMH × 1.2 Hafif aktif: BMH × 1.375 Orta derecede aktif: BMH × 1.55 Çok aktif: BMH × 1.725 Aşırı aktif: BMH × 1.9 4. İdeal Bazal Metabolizma Değeri Ne Olmalı? İdeal bazal metabolizma hızı kişiden kişiye değişir. Bu değer; yaş, cinsiyet, boy ve vücut kompozisyonu gibi faktörlere göre farklılık gösterir. Genellikle yetişkin kadınlarda BMH 1200–1400 kalori arasında, erkeklerde ise 1500–1800 kalori arasında olabilir. Ancak bu değerler referans aralıklarıdır ve kişinin metabolizması bireysel değişkenlere bağlı olarak bu aralıkların dışında da seyredebilir. Beden Kitle İndeksi (BKİ) gibi ölçümlerle ideal kilonuza yakın olup olmadığınızı belirleyebilir ve BMH değerlerinizi bu doğrultuda değerlendirebilirsiniz. 5. Bazal Metabolizma Hızı Nasıl Artırılır? Bazal metabolizmanın hızlanması, kilo kontrolü sağlamada oldukça avantajlıdır. Aşağıda metabolizmayı doğal yollarla nasıl canlandırabileceğinize dair bazı etkili yöntemler yer alıyor: Kas Kütlesini Artırın Ağırlık antrenmanları gibi direnç egzersizleri kas gelişimini destekler. Kas dokusu daha fazla enerji tükettiği için dinlenme halindeyken bile metabolizmanız daha hızlı çalışır. Yeterli ve Dengeli Beslenin Özellikle protein açısından zengin besinler (et, yumurta, süt ürünleri, baklagiller) termik etkileri sayesinde sindirilirken daha fazla enerji harcatır. Ayrıca gün içinde öğün atlamamak metabolizmanın düzenli çalışmasını destekler. Su Tüketimini İhmal Etmeyin Yeterli su içmek hücrelerin işlevlerini sağlıklı bir şekilde sürdürmesine yardımcı olur. Araştırmalar, su tüketiminin kısa vadeli de olsa metabolizmayı hızlandırabileceğini göstermektedir. Kaliteli Uyku Düzenli ve yeterli uyku, hormonların dengelenmesini sağlar. Uykusuzluk, iştahı artıran ve metabolizmayı yavaşlatan hormonların salgılanmasına neden olabilir. Baharatlar ve Bitkisel Destekler Zencefil, tarçın, acı biber, karabiber gibi baharatlar metabolizmayı geçici olarak artırabilir. Ayrıca yeşil çay gibi kafein içeren bitki çayları da metabolik hızı destekleyebilir. Sonuç Bazal metabolizma hızı, kilo yönetiminden genel sağlığa kadar birçok alanı etkileyen temel bir faktördür. Kendi bazal metabolizma hızınızı bilmek, kişisel sağlık hedeflerinize daha doğru ve etkili bir şekilde ulaşmanızı sağlar. Vücut analizinizi düzenli olarak yaptırarak, metabolizma hızınızda yaşanan değişimleri takip edebilir ve yaşam tarzınızı buna göre şekillendirebilirsiniz. İdeal kilonuzu korumak ve metabolizmanızı desteklemek için ve sürdürülebilir beslenme planı için benimle iletişime geçin!

  • Andumedic 3 Pro Amasya | Furkan Büyükbayraktar

    Amasya Andumedic 3 Pro - Diyetisyen Furkan Büyükbayraktar Amasya ANDUMEDIC®3 Pro Terapi Sistemi ANDUMEDIC® 3, özellikle klinik ve profesyonel uygulamalar için tasarlanmış, CLASS IIA sınıfı sertifikalı bir medikal cihazdır. Andulasyon terapi sistemi Kızıl ötesi ısının ve mekanik titreşimlerin kombinasyonu sayesinde, insan vücudu ATP (adenozin trifosfat) üretimini aktive eden fiziksel uyaranlar tarafından uyarılır ve bu sayede, kas sistemi yoğun bir rahatlamaya kavuşur. Bu yolla, ağrı giderimi sürecinde vücut, etkili bir şekilde desteklenebilir. DAHA HIZLI İYİLEŞME Andulasyon terapisinin vücuda olan etkileri tarafından tetiklenen, damar sağlığı açısından yaşamsal öneme sahip nitrik oksit (NO) salınımı artar, bu da vasküler duvarların durumu için merkezi bir önem taşımaktadır. Buna ek olarak düzenli Andulasyon uygulaması iyi kolesterol (HDL) seviyesini yükseltirken kötü kolesterol (LDL) seviyesini düşürür. DAHA FAZLA ENERJİ (ATP) Andulasyon terapisi bir yandan hücre sağlığını geliştirerek öte yandan diğer otojen sağlık kaynaklarının çalışmasını kolaylaştırarak sindirim sisteminin ve metabolizmanın sağlıklı çalışması için gereken zemini oluşturur. TOKSİK MADDE ATILIMI Andulasyon, lenfatik sistem yoluyla atıkların kolayca eliminasyonunu ve detoksifikasyonu sağlayarak bağışıklık sistemi ile ilgili bütün fonksiyonlara destek verir. Andulasyon Teknolojisi Andulasyon, sözcük anlamı itibariyle dalga yaratma, dalgalanım anlamına gelen “ondülasyon” sözcüğünden türetilmiştir. Andulasyon terapisi; organizmanın korunma sistemlerini ve hücre gelişimini destekleyen, geniş bir frekans alanında dokularda biyolojik rezonans titreşimleri üreten, mekanik vibrasyon ile kızılötesi derin ısının kombinasyonundan oluşan yeni jenerasyon, biyofiziksel bir bütüncül terapi yöntemidir. Bu yeni teknoloji, bilim insanları, farklı alanlardan akademisyenler, spor tıbbı uzmanları ve hekimlerin ortak çalışmaları ile geliştirilmiştr . Andulasyon, vücutta bulunan bütün sıvıların salınımını (osilasyonunu) sağlar. Andulasyon, otojen sağlık kaynakları (kendi kendini iyileştirme mekanizmaları) ile kan ve lenf dolaşımının aktivasyonu için çok etkili bi r yöntemtir. Andulasyon yalnızca bir organ veya bir organ sistemi üzerinde etki göstermek yerine, organizmanın önemli fonksiyonlarının üzerinde bütüncül olarak pozitif bir etki sağlar. Andulasyon, sağlığın yeniden kazanılması ve sürdürülmesinin temelini oluşturur . Sürdürülebilir Sağlık, Yüksek Performans, Ağrısız Yaşam DAHA AZ STRES, DAHA İYİ UYKU “Andulasyon” teknolojisinin temelini oluşturan stokastik vibrasyon ile birlikte uygulanan derin kızılötesi ısıyla ciddi bir relaksasyon hissi oluşturulur ve bu da sağlığın korunması ve geliştirilmesinin temel bileşenlerinden biri olarak kabul edilen uyku kalitesine çok ciddi katkılar sağlar. Böylece strese bağlı oluşabilecek bütün kronik hastalıkların bir ölçüde önlemi alınmış olur. MUTLU YAŞLANMA, AĞRISIZ YAŞAM “Andulasyon”, ağrı sinyalleri üzerinde nörofizyolojik ve hormonal bir süperempozisyon oluşmasını sağlar. Negatif ağrı sinyallerine süperempoze olan pozitif sinyaller tetiklenir. Bu süperempozisyon işleminin sonucu olarak beynimiz, artan miktarda pozitif sinyal ve uyarı almaya başlar, işte bu sinyaller ağrının giderilmesini sağlar. Andulasyon’un düzenli olarak uygulanması, “vücudun doğal ağrı gidericisi” olarak tanımlanan endorfin salınımı sağlar. Kızıl ötesi ısı, ağrı dindirilmesini ve rejenerasyonu sağlayan, test edilmiş terapötik bir prosedürdür. Altı adet kızıl ötesi ısı sensörü, yoğun ve yararlı bir rahatlama hali meydana getirirler. Rahatlatıcı ve hoş bir ısı, 780 ila 1400 nm arasındaki frekans alanında bulunan kısa IRA dalgalarıyla oluşturulur. Kan damarlarının genişlemesi sonucunda ısı, iyileşme sürecine olumlu bir katkı sağlayabilir. Dolayısıyla hem kan dolaşımı hem de hücresel dokulara gidecek olan besleyici maddeler artar. Dahası, yararlı ısı etkisi, ağrılı ve derin kas gerginliklerini yok eder. Kan dolaşımının stimülasyonu Şikayetlerin çoğu, yetersiz kan dolaşımından kaynaklanmaktadır. Vücudumuzda bulunan kanıngörevi, vücudumuza gerekli besin maddelerinin temin edilmesidir. Kan dolaşımının yetersiz olduğudurumlarda, bu süreç engellenmiş olur ve kendimizi yorgun ve hasta hissederiz. Sağlıklı kanın akışı ilesağlıksız kanın akışı arasında fark vardır. Sağlıksız kanda bulunan hücreler birbirlerine yapışırlar veburuşurlar. Dolayısıyla kan hücreleri canlılıklarını yitirerek vücuda gittikçe azalan miktarda besin öğesitaşımaya başlarlar. Andulasyon kan dolaşımını hareketlendirerek hücreleri birbirlerinden ayırır.Böylelikle kan akışı artırılmış ve güçlendirilmiş olup, ihtiyaç duyulan besin öğelerinin de büyükmiktarlarda taşınması işlemine devam edilir. Kendimizi yeniden daha sağlıklı ve daha canlı hissederiz. Ağrı sinyallerine süperempoze olarak maskeleyen pozitif sinyaller Andulasyon, ağrı sinyalleri üzerinde nörofizyolojik ve hormonal bir süperempozisyon oluşmasını sağlar. İlk aşamada, negatif ağrı sinyallerine süperempoze olan pozitif sinyaller tetiklenir. Bu süperempozisyon işleminin sonucu olarak beynimiz, artan miktarda pozitif sinyal ve uyarı almaya başlar, işte bu sinyaller ağrının giderilmesini sağlar. İkinci aşamada ise Andulasyonun düzenli olarak uygulanması, “vücudun doğal ağrı gidericisi” olarak tanımlanan endorfin salınımı sağlar. Rahatlama mekanizmalarının harekete geçirilmesi Yorucu ve tüketici aktiviteler vücutta kas gerginliğine neden olur. Bu durumdan etkilenen kaslar, ihtiyacı olan besin öğelerinin bir kısmını alamamaya başlar. Andulasyon kan damarlarını genişletir ve böylece kaslara gönderilen kan miktarı artar. Besin öğelerinin emilimi yeniden olması gerektiği gibi gerçekleşir ve gerginlikler giderilmiş olur Stresin sinir sistemimiz üzerinde olumsuz bir etkisi vardır. Andulasyon, negatif etkileri gideren pozitif sinyaller üreterek dengeyi yeniden sağlar. Bu da stresi azaltır. Lenf sıvısı akışının stimülasyonu Lenf, yalnızca bağışıklık sisteminin bileşik bir parçası olmayıp, aynı zamanda metabolik son ürünlerin atılmasında da önemli bir rol oynamaktadır. Düzenli olarak uygulanacak stimülasyon size stabil bir bağışıklık sistemi ve iyi çalışan bir metabolizma kazandırır. Hücrelerdeki enerji üretimi Andulasyon, ATP (adenozin trifosfat) üretimini uyaran elektriksel mikro-akımlar üretir. Bu süreç, hücrelerimizde bulunan enerji miktarının artırılmasını sağlar. Bu durumun da, organlarımız ve dolayısıyla sağlığımız üzerinde olumlu bir etkisi vardır. Bu sayfada verilen her türlü bilgi sadece aydınlatma amaçlıdır. Söz konusu bilgiler kişileri enforme etmek amaçlı olup, sağlık hizmeti değildir. Aktardığımız bilgiler, tavsiye niteliğinde olup, reçete ya da tedavi yöntemlerinizi değiştirmeye yönelik protokoller değildir. Tanı ve tedavi mutlaka bir doktor tarafından yapılması gereken son derece ciddi bir işlemdir. Her türlü hastalık ve tedavi gerektiren sorunlarınız için lütfen doktorunuza danışınız. Bilimsel Çalışmalar Bu linkte bilimsel çalışmalar ve referansların bir kısmı paylaşılmış olup; LRMT (Lipo Re-Modulation Therapy) literatürde karşınıza aynı zamanda LLLT (Low Level Light Therapy), LLLT (Low Level Laser Therapy), PBMT (Photo Bio Modulation Therapy), RLT (Red Light Therapy), CLT (Cold Laser Therapy) SLT (Soft Laser Therapy) olarak da çıkabilir. Andulasyon Terapi Sistemi (Andullation) ile kan dolaşımı ve mikrosirkülasyon, lenfatik sistem, ATP enerji artışı, stres yönetimi, kolajen liflerinin üretiminin yanı sıra yenilenmeyi de sağladığına dair konularda derlenmiş bilgilere ve bilimsel çalışmalardır. . Çalışmalar Ücretsiz Ön Görüşme Muayene İletişime Geç Sistem hakkında daha fazla bilgi almak ve deneme seansı için ücretsiz ön görüşme talep edebilirsin. Bunun için aşağıdaki bağlantıdan randevu almanız yeterlidir. İletişime Geç

  • Beden Kitle Endeski (BKİ) | Furkan Büyükbayraktar

    BKİ, bir kişinin kilosunun (kg cinsinden) boyunun (metre cinsinden) karesine bölünmesiyle hesaplanan bir değerdir. Formülü şu şekildedir: Beden Kitle İndeksi (BKİ) Nedir? BKİ, bir kişinin kilosunun (kg cinsinden) boyunun (metre cinsinden) karesine bölünmesiyle hesaplanan bir değerdir. Formülü şu şekildedir: BKİ = Ağırlık (kg) / Boy² (m²) Çıkan sonuç, kişinin ağırlık durumunu belirleyebilmek amacıyla kategorilere ayrılmaktadır. 18,5 ve altı: Zayıf 18,5 – 24,9: Normal kilo 25 – 29,9: Fazla kilo 30 ve üzeri: Obezite BKİ, dünya genelinde sağlık kuruluşları tarafından standart bir ölçüm yöntemi olarak benimsenmektedir. Boy Kilo İndeksi (Vücut Kitle Endeksi) Nasıl Hesaplanır? Boy kilo endeksi (BKİ), vücut ağırlığının boyun karesiyle bölünmesiyle hesaplanır ve bu basit formül sayesinde bireylerin genel sağlık durumları hakkında hızlı bir fikir sahibi olunabilir. Örneğin, 70 kilogram ağırlığında ve 1.70 metre boyunda bir kişinin BKİ’si şu şekilde hesaplanır: BMI = Kilo (kg) / Boy (m)² BMI = 70 / (1.70)² = 24,2 Bu hesaplama, genellikle sağlıklı bir kilo aralığını belirlemede kullanılır. Ancak yüksek ya da düşük bir vücut kitle indeksi, mutlaka sağlık sorunlarını işaret etmez. BMI, birçok faktörün göz önünde bulundurulmadığı basit bir ölçüm aracıdır. Vücut Kitle İndeksinin Sınırlamaları Vücut kitle endeksi, bazı bireysel farkları göz ardı ettiği için yanıltıcı olabilir. İşte BMI hesaplamasında dikkate alınmayan bazı faktörler: Etnik Köken ve Genetik Faktörler Genetik ve etnik köken, kas kütlesi ve yağ oranını etkileyebilir. Bazı etnik gruplarda, genetik faktörler nedeniyle bireyler daha fazla kas kütlesine sahip olabilir, bu da BMI’nin yüksek çıkmasına rağmen vücuttaki yağ oranının aslında düşük olduğu anlamına gelebilir. Kas Kütlesi Sporcular ve yoğun fiziksel aktivite yapan bireyler, daha fazla kas kütlesine sahip olduklarından BMI hesaplamasında genellikle daha yüksek bir kiloya sahip olurlar. Ancak bu, vücutlarındaki yağ oranının yüksek olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle, kas kütlesinin fazla olduğu durumlarda BMI değeri yanıltıcı olabilir. Vücut Tipi BMI, vücut tipini dikkate almaz. Örneğin, armut ve elma tipi vücutlara sahip bireyler, aynı boy ve kiloya sahip olsalar da farklı sağlık risklerine sahip olabilirler. Elma tipi vücuda sahip kişilerde yağ, karın bölgesinde birikmiş olup, bu da kardiyovasküler hastalıklar için daha yüksek bir risk oluşturabilir. Vücut kitle indeksi (BMI), vücut ağırlığının genel bir ölçüsü olarak sağlık değerlendirmelerinde yaygın şekilde kullanılmakla birlikte, kişisel farklıkları göz önünde bulundurmadığı için her zaman tam doğru sonuç vermez. Ancak yine de basit ve hızlı bir yöntem olarak, sağlıklı bir yaşam için düzenli olarak kontrol edilmesi faydalıdır. BMI, genel sağlık durumu hakkında bir fikir verir, ancak daha kapsamlı sağlık analizleri için farklı testler ve ölçümler de gereklidir. Vücut Kitle İndeksi Neden Kullanılır? BKİ’nin kullanım alanları oldukça geniştir. İşte başlıca nedenleri: Hızlı Değerlendirme: BKİ, kişilerin kilo ve boy verilerine dayalı olarak hızlı bir şekilde sağlık risklerini değerlendirmeye olanak tanır. Sağlık Risklerini Belirleme: Özellikle fazla kilo ve obezite ile ilişkilendirilen kalp hastalığı, diyabet ve yüksek tansiyon gibi rahatsızlıkların risklerini tespit etmek için kullanılır. Kamu Sağlığı Araştırmaları: Toplumun genel kilo durumunu değerlendirmek ve obezite oranlarını analiz edebilmek için pratik ve kolay bir yöntemdir. Evrensel Kullanım: Standart bir formül olması, farklı ülkelerde ve kültürlerde karşılaştırılabilir sonuçlar sunmasını sağlamaktadır. BKİ Güvenilir Bir Yöntem Midir? BKİ, genel değerlendirme için faydalı olabilse de, tek başına ve tam anlamıyla güvenilir bir yöntem olmayabilmektedir. Peki ama neden? 1. Vücut Kompozisyonunuzu Dikkate Almaz BKİ, vücuttaki yağ, kas ve su oranlarını ayırt edemez. Örneğin: Kas kütlesi yüksek olan bir sporcu, BKİ’ye göre “fazla kilolu” veya “obez” sınıfında yer alabilir. Düşük kas kütlesi ve yüksek yağ oranına sahip biri, “normal kilo” kategorisinde görünebilir, ancak sağlıklı olmayabilir. 2. Yaş ve Cinsiyeti Göz Ardı Eder Kadın ve erkeklerin yağ dağılımları farklıdır, ancak BKİ bu ayrımı yapmaz. Yaş ilerledikçe kas kütlesi azalır ve vücut yağ oranı artar, bu da BKİ hesaplamalarını yanıltıcı kılabilir. 3. Yağ Dağılımını Göstermez Sağlık riskleri açısından vücut yağının nerede biriktiği büyük önem taşır. Karın bölgesinde biriken yağ, diğer bölgelerdeki yağdan daha risklidir. Ancak BKİ, bu dağılımı değerlendiremez. Vücut kitle indeksini, şu anki ağırlık durumunuzu yorumlamak amacı ile kullanabilirsiniz. Ancak, tek başına kullanıldığında yanıltıcı olabileceği için vücut kompozisyonu, yaş, cinsiyet ve yaşam tarzı gibi faktörlerle birlikte yorumlanılmalıdır. Daha kapsamlı bir değerlendirme için ve sürdürülebilir beslenme planı için benimle iletişime geçin!

bottom of page