top of page
BLOG: Blog2

Prebiyotik ve Probiyotikler Nedir? Neden Önemli? (Rehber)



Bakterilerin vücudumuza zarar ve hastalıklara neden olduğu inancı uzun yıllardır kabul görmüştür. Ancak günümüzde sayıları artan bilimsel araştırma sonuçlarına göre canlı mikroorganizmaların bazı hastalıkların tedavisinde ve hatta önlenmesinde kullanılabileceğini göstermektedir.

Bir süredir probiyotik ve prebiyotik ürünler ticari olarakta kullanılmaya başlanmıştır. Probiyotik ve prebiyotiklerin hayatımıza daha fazla girmesiyle birlikte haklarında araştırma yapılma gereksinimi de artmaktadır.


Prebiyotik ve Probiyotik

Prebiyotik ve probiyotik çok karıştırılan kelimeler. Aslında birbirlerinden oldukça farklılar. Probiyotikler ağız yoluyla yeterli miktarda alındığında konakçının sağlığını olumlu yönde etkileyen canlı mikroorganizmalardır. Prebiyotikler sindirilmeyen ancak barsakta fermente olan ve kolondaki bakterilerin çoğalmasını ve etkinliğini olumlu yönde etkileyerek konağın sağlayan da iyileştiren besin öğeleridir.

İnsan vücudunun sağlıklı bir yaşam sürmesi için sağlıklı bir sindirim sistemine sahip olması gerekir. Bunun sağlanması da intestinal mikroflora ile olmaktadır. Bağırsağın yararlı mikroflorasını güçlendirmek için probiyotikler, prebiyotikler ve sinbiyotikler gibi gıda katkı maddeleri kullanılır.


Prebiyotik Gıda Nedir?

İçeriğinde prebiyotik bileşen içeren gıda ürünleridir. Prebiyotikler, daha çok karbonhidrat grubundan ve genellikle çözünür lif işlevi olan OGS’tir. Gıdalarda bulunan en yaygın OGS; kısa zincirli (scGOS) ve uzun zincirli (lcFOS) ve inulin’dir. Örneğin lcFOS: enginar, pırasa, asparagus vb. doğal sebzelerin içinde; hindiba ise inulin’in endüstride kullanılan ana kaynağıdır. Anne sütü, enginar, pırasa, soğan, domates, kuşkonmaz, muz, sarımsak, buğday, arpa, çavdar ve bal doğal prebiyotik kaynaklarıdır. Ayrıca, inülin, Türk toplumunda yaygın ve sık kullanılan soğan, sarımsak ve yer elmasında fazla miktarda bulunan bir fruktandır.


Probiyotik Gıda Nedir?

Probiyotik gıda yeterli miktarlarda canlı probiyotik bakteri içeren gıdadır. Probiyotikler genellikle “Lactic bacteria” ailesinden olan Lactobacillus, Bifidobacterium, Streptokokkus cinsi bakterilerdir. Lactobacillus içeren probiyotik gıda alındığı zaman barsakta Lactobacillus artarken, barsakta bulunan streptokokların da arttığı görülmektedir.

Probiyotikler besin değeri ötesinde sağlığa yararlı olan gıdadır. Türkiye’de piyasada çok değişik üründe probiyotik bulunmuş olduğu iddia edilse de bu tarz şeylerin yeteri oranda probiyotik içerip içermediği ve ek olarak raf ömrünün sonuna kadar canlılıklarını sürdürüp sürdürmedikleri tam olarak bilinememektedir. Geleneksel olarak üretilen turşu, boza, kefir ve bazı ticari probiyotik yoğurtlar bunlara örnek temsil edebilirler. Ayrıca piyasada ilaç olarak veya değişik preparatların (vitamin şeklinde) içinde de satılmaktadırlar.


Probiyotik, Prebiyotik Faydaları Neler?

Probiyotik ‘yaşam için’ anlamına gelen Yunanca kökenli bir kelimedir. Probiyotikler yeterli miktarda tüketildiğinde, konağın barsağındaki mikroorganizma dengesini iyileştirerek, konağın sağlığı üzerinde yararlı etkiler gösteren, canlı mikroorganizmalar olarak tanımlanmaktadır.

Bir mikroorganizmanın probiyotik olarak kabul edilmesi için çeşitli özelliklere sahip olması gerekir. Bunlar, güvenilir olma, insan ve hayvanlarda kullanıldığında herhangi bir yan etki oluşturmama, insan kaynaklı olma, barsak hücrelerine tutunabilme ve barsaklarda kolonize olabilme, stabil olma, ağız yoluyla alındığında etkili olabilme ve bunun için düşük pH, asit ve safra tuzları gibi olumsuz çevre koşullarına direnç göstererek barsakta metabolize olma, canlı olma, besinlere ilave edildiğinde canlılığını kaybetmeme ve aktivitesini koruyabilme, konak için patojen olmama, normal florayı bozmadan, patojen bakterileri inhibe etme, anti mikrobiyal maddeler üretme, antibiyotiğe karşı dirençli olma, çok suşlu ürünlerin hazırlanmasına uygun olmasıdır. Probiyotiklerin etki mekanizmaları için özellikle üç mekanizma önerilmektedir. Bunlar, anti mikrobiyal bileşikler üreterek, besin elemetleri için rekabet ederek, kolonizasyon bölgeleri için rekabet ederek patojen ve zararlı bakterilerin sayılarını azaltmak, sindirim sistemini teşvik eden enzimleri üreterek, amonyak, amin veya toksik enzimlerin üretimini azaltarak, barsak duvarının işlevlerini iyileştirerek mikrobiyal metabolizmayı değiştirmek, antikor düzeyi ve makrofaj aktivitesini arttırarak bağışıklık sistemini iyileştirmektir.

Prebiyotikler, ince barsak enzimlerince parçalanamayan doğal ve yapay karbonhidratlardır. Bunların başlıcaları, laktuloz, inülin, dirençli nişasta, rafinoz, fruktooligosakkaritler, soyaoligosakkaritleri, trans galaktooligosakkaritler, izomaltoligo-sakkaritler, mannooligosakkaritler, galaktooligo-sakkaritlerdir.

Prebiyotikler, barsak sistemindeki bir veya sınırlı sayıdaki bakterinin gelişimini veya aktivitesini teşvik ederek, insan ve hayvan sağlığını olumlu yönde etkileyen besin bileşenleridir. Bir besin bileşeninin prebiyotik olarak adlandırılması için barsak sisteminin üst kısmında hidrolize ve absorbe olması, barsakta bulunan yararlı bakteriler tarafından kullanılabilmesi, sağlığı iyileştirici yönde barsak florasını değiştirebilmesi, insan ve hayvan sağlığını olumlu yönde etkilemesi gerekmektedir.

Prebiyotikler, intestinal mikroflorada karbon kaynağı olarak kullanıldıklarında, temel olarak laktik asit ve asetik asit, bütirik asit ve propiyonik asit gibi kısa zincirli yağ asitlerini üretir. Kısa zincirli yağ asitleri barsak pH’sını düşürerek, bu ortamda mineral ve özellikle de kalsiyum emiliminin artmasını sağlar. Fermantasyon sonucu açığa çıkan bileşikler barsak epitel hücreleri için de enerji kaynağı oluşturur.


Probiyotik ve Prebiyotik Faydaları neler?

Yapılan klinik çalışmalar, spesifik probiyotik mikroorganizmaların, laktoz intoleransı gibi, barsakta diyareyi uyarıcı rahatsızlıkları hafiflettiği veya önlediği, barsak enfeksiyonları ile ürogenital enfeksiyonlara karşı profilaksi oluşturduğu, barsak içeriğinin mutajenitesini inhibe ettiği, barsak tümörü insidansını azalttığını göstermektedir.

  • Antibiyotik ishali antibiyotik tedavisi başlandıktan itibaren tedavi bitiminden iki ay sonrasına kadar ortaya çıkabilir. Probiyotikler bu durumda barsağın koruyucu mukoza engelinin yeniden oluflumuna ve bağışıklık düzeyinin artmasına katkıda bulunur

  • Probiyotiklerin sağlık üzerine yararlı etkileri yanısıra barsakta inflamasyonu azaltma, mukozal fonksiyon bozukluklarını normalleştirme, aşırı duyarlık reaksiyonlarını düzenleme gibi fonksiyonları da vardır.

  • Probiyotikler; hastalıklarda bozulmuş olan (artmış) intestinal permaibiliteyi normalleştirerek, mikrofloradaki dengesizliği düzelterek, barsağın immünolojik bariyer fonksiyonlarını güçlendirerek, allerjide rolü olan pro-inflamatuvar sitokinlerin açığa çıkmasını azaltarak allerjide etkili olmaktadırlar.

  • Yüksek oranda tüketilen lifli besinler sayesinde diabet ve metabolik sendromda gözlenen insülin direncinin azaltıldığı, duyarlılığının artırıldığı gösterilmiştir.

  • Karbonhidrat emilimini değiştirirler. Bunu karbonhidratları daha fazla emilebilir hale getiren zararlı bakterilerin sayısını azaltarak başarırlar.

  • Antibakteriyel madde üretimine yardımcı olarak, mukus sentezini arttırarak, barsak permeabilitesini stabilize ederek, mukozal bariyeri güçlendirerek, intestinal motiliteyi arttırarak patojen mikroplara karşı savunma yaparlar.

  • Spesifik hümoral immuniteyi güçlendirirler, IgA, IgM, IgG’yi yükseltirler.


Bir Gıda ya da Gıda Takviyesi Ne Zaman Probiyotik Ürün Olarak Kabul Edilir?

Türk Gıda Kodeksi’ne göre bir gıdanın probiyotik ürün olarak kabul edilmesi için gram ya ada mililitresinde en az 10 üzeri 6 kob (koloni oluşturan bakteri sayısı) (1 milyon) canlı probiyotik bakteri içermesi gerekmektedir. Tüketim sırasında 1 milyon ile 10 milyon arası probiyotik bakteri içeren üründen günde toplam 100gram tüketilmelidir. Bu şekilde günlük toplam 100 milyon ile 1 milyar arası probiyotik bakteri alımı sağlamış olunur.

Tüketilmesi Önerilen Probiyotik Miktarı; Günde 10 üzerinden 8 ila 9 CFU/gün alınması ve etkisinin devamı için düzenli tüketilmesi gerekir. Probiyotikler geçici kolonizasyona neden olduklarından hergün düzenli alınması gerekir. Düzenli probiyotik kullanarak barsaktaki zararlı bakterileri kontrol altında tutmak olasıdır.


Prebiyotik ve Probiyotikler: Sonuç

Probiyotikler ve prebiyotikler, belirli hedeflere ulaşmak için vücut fonksiyonlarını etkileyen fonksiyonel besinler olarak tanımlanmıştır. Yeterli ve dengeli beslenme ile probiyotik ve prebiyotiklerin yeterli alımı sağlanabilmektedir, ancak artmış gereksinim durumlarında ve spesifik hastalıklarda kullanılması için hastalığa özgü tür ve miktar kesinliği sağlanmalıdır.


Kaynak ve İleri Okuma:


Rastall RA, Gibson GR, Gill HS, Guarner F, Klaen-hammer TR, Pot B, et al. Modulation of the microbial ecology of the human colon by probiotics, prebiotics and synbiotics to enhance human health: An overview of enabling science and potential applications. FEMS Microbiol Ecol 2005;52:145-152. Lee Y.K. Selection and maintenance of probiotic microorganisms. In: Lee Y.K., Salminen S., editors. Handbook of Probiotics and Prebiotics. Wiley-VCH; Weinheim, Germany: 2009. pp. 177–187. Hempel S, Newberry SJ, Maher AR, Wang Z, Miles JN, Shanman R, Shekelle PG. Probiotics for the prevention and treatment of antibiotic-associated diarrhea: a systematic review and meta-analysis. JAMA. 2012;307(18):1959–1969. doi: 10.1001/jama.2012.3507. Geier MS, Butler RN, Howarth GS. Inflammatory bo-wel disease: Current insights into pathogenesis and new therapeutic options; probiotics, prebiotics and synbio-tics. Int J Food Microbiol 2007;115:1-11. Hill C., Guarner F., Reid G., Gibson G.R., Merenstein D.J., Pot B., Morelli L., Canani R.B., Flint H.J., Salminen S., et al. Expert consensus document: The International Scientific Association for Probiotics and Prebiotics consensus statement on the scope and appropriate use of the term probiotic. Nat. Rev. Gastroenterol. Hepatol. 2014;11:506–514. doi: 10.1038/nrgastro.2014.66. Kumar M, Babaei P, Ji B, Nielsen J. Human Gut Microbiota and Healthy Aging: Recent Developments And Future Prospective. Nutr Healthy Aging.2016; 4(1): 3–16.




İlgili Yazılar

Hepsini Gör

コメント


Öne Çıkanlar
Furkan Büyükbayraktar.JPG

İstanbul Gelişim Üniversitesi, Beslenme ve Diyetetik bölümünde aldığım 4 senelik lisans eğitimini Haziran 2018’de tamamladım. Haliç Üniversitesinde yüksek lisans eğitimime devam ediyorum. 2020 yılından beri kliniğimde yüz yüze, kurumsal ve online olarak danışmanlık veriyorum. Araştırdıklarımı ve öğrendiklerimi burada sizlerle paylaşıyorum. 

  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram
christin-hume-mfB1B1s4sMc-unsplash.jpg

Online diyet danışmanlığıyla ilgili detaylı bilgi ve randevu için;

bottom of page